Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/10332 K.2016/6880
Özet: (1) Sanığın, koruma alanı içinde izin almadan yapı inşa etmesi nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yargılanması; (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki “kalıcılık” tutarsızlıklarını ve kanun hükümlerini dikkate alarak sanığı beraat ettirdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile belirlenen 3. derece doğal sit alanı içerisinde yer alıp, 25/12/2003 tarih ve 2003/6692 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile özel çevre koruma alanına dahil edilen bölgedeki hissedarı olduğu taşınmaz üzerine izin almaksızın yapı inşa ettiği, dosya içerisinde mevcut 18/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu yapının çelik imalat üzerine ahşap olarak inşa edildiği belirtildikten sonra, suçun unsurlarına etki etmeyen “kalıcılık” özelliği üzerinde durularak, bu konuda da aynı rapor içinde arka arkaya “kalıcılık arz etmemektedir”, “kalıcı yapıların”, “kalıcı özellikte olmadığı”, “kalıcı yapı durumundadırlar” şeklinde tutarsız ve çelişkili saptalamalarda bulunulduğu, mahkemece sözü edilen bilirkişi raporuna itibar edilerek, “yapılan imalatın geçici yapı olduğu, kalıcı özellikte olmadığı” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, bununla birlikte, hangi tür müdahalelerin ruhsata tabi olmadığının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21/3. maddesinde tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklandığı, buna göre, “derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar” ın ruhsatsız yapılabileceği kaldı ki sözü edilen müdahalelerin de 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesinde yaptırım altına alındığının gözetileceği, somut olayda ise, belirtilen kapsamı aşacak biçimde, 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca “inşai ve fiziki müdahale” olarak nitelendirilebilecek bir yapı inşası gerçekleştirildiği, sanığın da kovuşturma aşamasındaki savunmasında, ... Beldesi'nin sit alanı olduğunu bildiğini ve suça konu yeri eski hale getiremeyeceğini beyan ettiği anlaşılmakla; 2863 sayılı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık tarafından, bölgenin niteliği bilindiği halde izin alınmadan inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğu göz ardı edilip, kendi içinde çelişkili ve suçun unsurları arasında yer almayan “kalıcılık” özelliğine ilişkin tutarsız saptamalar içeren bilirkişi raporuna itibarla beraate dair hüküm tesisi kanuna aykırı,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “03/02/2014” şeklinde gösterilmesi,
İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 04/12/1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile belirlenen 3. derece doğal sit alanı içerisinde yer alıp, 25/12/2003 tarih ve 2003/6692 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile özel çevre koruma alanına dahil edilen bölgedeki hissedarı olduğu taşınmaz üzerine izin almaksızın yapı inşa ettiği, dosya içerisinde mevcut 18/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu yapının çelik imalat üzerine ahşap olarak inşa edildiği belirtildikten sonra, suçun unsurlarına etki etmeyen “kalıcılık” özelliği üzerinde durularak, bu konuda da aynı rapor içinde arka arkaya “kalıcılık arz etmemektedir”, “kalıcı yapıların”, “kalıcı özellikte olmadığı”, “kalıcı yapı durumundadırlar” şeklinde tutarsız ve çelişkili saptalamalarda bulunulduğu, mahkemece sözü edilen bilirkişi raporuna itibar edilerek, “yapılan imalatın geçici yapı olduğu, kalıcı özellikte olmadığı” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, bununla birlikte, hangi tür müdahalelerin ruhsata tabi olmadığının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21/3. maddesinde tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklandığı, buna göre, “derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar” ın ruhsatsız yapılabileceği kaldı ki sözü edilen müdahalelerin de 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesinde yaptırım altına alındığının gözetileceği, somut olayda ise, belirtilen kapsamı aşacak biçimde, 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca “inşai ve fiziki müdahale” olarak nitelendirilebilecek bir yapı inşası gerçekleştirildiği, sanığın da kovuşturma aşamasındaki savunmasında, ... Beldesi'nin sit alanı olduğunu bildiğini ve suça konu yeri eski hale getiremeyeceğini beyan ettiği anlaşılmakla; 2863 sayılı Kanunun 65/1-2. cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık tarafından, bölgenin niteliği bilindiği halde izin alınmadan inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğu göz ardı edilip, kendi içinde çelişkili ve suçun unsurları arasında yer almayan “kalıcılık” özelliğine ilişkin tutarsız saptamalar içeren bilirkişi raporuna itibarla beraate dair hüküm tesisi kanuna aykırı,
2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “03/02/2014” şeklinde gösterilmesi,
İsabetsiz olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.