Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/9965 K.2014/26253
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Kısmen bozmaKimin lehine: Kısmen sanık
Uyuşmazlık
Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanma biçimi açısından hukuka uygun olup olmadığı tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (2)
- Özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Gerekçe
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğu kararı verilirken, alt soy üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri için koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar karar verilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Yerel mahkemenin bu ayrımı gözetmeden kurduğu hükmün kanuna aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Kaynak pasajlar (1)
- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç
Sanık, özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından mahkum edilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının süresine ilişkin hatalı uygulamayı düzelterek hükmü kısmen bozmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
- Hükümler: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan: TCK'nın 134/2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet,
- Hakaret suçundan: TCK'nın 125/2. maddesi atfıyla 125/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet,
- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
- Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden;
Dayanak
TCK m. 134/2TCK m. 62TCK m. 53/1TCK m. 125/2TCK m. 125/1TCK m. 61/1TCK m. 3/1TCK m. 43/1TCK m. 53TCK m. 53/1-c5320 sayılı Kanun m. 81412 sayılı CMUK m. 3211412 sayılı CMUK m. 322TCK m. 53/2TCK m. 53/3
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar: Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret
Hükümler: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan: TCK'nın 134/2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Hakaret suçundan: TCK'nın 125/2. maddesi atfıyla 125/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet,
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve kabule göre; katılan ...'ın çıplak resmini tanık ...'a göstererek onun özel hayatına ilişkin görüntüsünü ifşa eden, katılan ...'ın kullanımındaki cep telefonuna 25.08.2011 ve 28.08.2011 tarihlerinde, katılan ...'ın ağabeyi olan diğer katılan ...'ın cep telefonuna 02.09.2011 tarihinde gönderdiği mesajlarla onlara hakaret eden sanık ... hakkında, TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılan ...'a hakaret eden sanık hakkında, katılan ...'a yönelik hakaret suçundan hükmedilen temel cezada, TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle, sanığa eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; 1, 2 ve 3 numaralı hükümlerin 53. maddenin uygulanmasına ilişkin paragraflarının hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerlerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suçlar: Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret
Hükümler: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan: TCK'nın 134/2, 62, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Hakaret suçundan: TCK'nın 125/2. maddesi atfıyla 125/1, 62, 53/1. maddeleri gereğince iki kez mahkumiyet,
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve hakaret suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve kabule göre; katılan ...'ın çıplak resmini tanık ...'a göstererek onun özel hayatına ilişkin görüntüsünü ifşa eden, katılan ...'ın kullanımındaki cep telefonuna 25.08.2011 ve 28.08.2011 tarihlerinde, katılan ...'ın ağabeyi olan diğer katılan ...'ın cep telefonuna 02.09.2011 tarihinde gönderdiği mesajlarla onlara hakaret eden sanık ... hakkında, TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddelerde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılan ...'a hakaret eden sanık hakkında, katılan ...'a yönelik hakaret suçundan hükmedilen temel cezada, TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle, sanığa eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; 1, 2 ve 3 numaralı hükümlerin 53. maddenin uygulanmasına ilişkin paragraflarının hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerlerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.