Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/9774 K.2015/4244
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz talepleri. Mahkeme: Taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararını onaylarken, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurmayı reddederek ilgili kısmı kaldırdı.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: a) Taksirle yaralama suçundan; TCK'nın 89/1, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin temyiz talebinin reddine dair ek karar
b) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; 179/2-3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin reddine dair ek karar ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında verilen 25/02/2014 tarihli hükümde, 1500 TL adli para cezası yanında TCK'nın 53/6. maddesinin de uygulanması sebebiyle hükmün temyizi kabil olduğundan, temyiz isteminin reddine ilişkin 15/05/2013 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Kazadan yaklaşık bir saat sonra düzenlenen alkol raporuna göre 120 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, alkolün etkisi ile kazaya neden olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında tayin edilen cezada bilinçli taksir nedeni ile TCK'nın 22/3 maddesi gereğince artırım yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın yönetimindeki otomobille olaydan yaklaşık bir saat sonra yapılan ölçüme göre 120 promil alkollü halde, alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi sonucunda, müşteki ...'in aracına çarptığı ve müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ve güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, C. bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak yerine "sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına" ilişkin bendin yazılması suretiyle, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, taksirle yaralama suçundan verilen hükmün ise doğrudan ONANMASINA, 06.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: a) Taksirle yaralama suçundan; TCK'nın 89/1, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin temyiz talebinin reddine dair ek karar
b) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; 179/2-3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin reddine dair ek karar ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında verilen 25/02/2014 tarihli hükümde, 1500 TL adli para cezası yanında TCK'nın 53/6. maddesinin de uygulanması sebebiyle hükmün temyizi kabil olduğundan, temyiz isteminin reddine ilişkin 15/05/2013 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Kazadan yaklaşık bir saat sonra düzenlenen alkol raporuna göre 120 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, alkolün etkisi ile kazaya neden olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında tayin edilen cezada bilinçli taksir nedeni ile TCK'nın 22/3 maddesi gereğince artırım yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın yönetimindeki otomobille olaydan yaklaşık bir saat sonra yapılan ölçüme göre 120 promil alkollü halde, alkolün etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi sonucunda, müşteki ...'in aracına çarptığı ve müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ve güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, C. bendinin hükümden tümüyle çıkartılarak yerine "sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına" ilişkin bendin yazılması suretiyle, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK, taksirle yaralama suçundan verilen hükmün ise doğrudan ONANMASINA, 06.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.