‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/746 K.2014/15192

Esas No: 2014/746 · Karar No: 2014/15192 · Karar Tarihi: 19.06.2014
Özet: (1) Sanık, 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan (4. madde delaletiyle) yargılanarak 10 aylık hapis ve adli para cezasına çarptırıldı; ardından aynı yıl içinde başka bir “6136 sayılı Kanuna aykırılık” suçu işlemesi nedeniyle yeni mahkumiyet kararı verildi. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını reddederek, 2863 sayılı Kanun’a ait suçun zamanaşımının dolmuş olduğunu belirtti ve 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca mevcut mahkumiyetin bozulmasına karar vererek kamu davasını düşürdü.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi Karar tarihi: 29/01/2013 Suç: 2863 sayılı Kanun'a aykırılık Hüküm: 2863 sayılı Kanun'un 67/1, 765 sayılı TCK'nın 59/2, 647 sayılı Kanun'un 4, 5. maddeleri uyarınca mahkûmiyet2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılama sonunda 18/06/2008 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanun'un 4. maddesi delaletiyle 67/1, 765 sayılı TCK'nın 59/2, 5271 sayılı CMK'nın 231/1 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 285 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, itiraz edilmeksizin 21/07/2008 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK'nın 231/8 maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın 05/11/2009 tarihinde 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Ilgın Sulh Ceza Mahkemesi'nin 07/04/2010 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 05/11/2009 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 67. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir.

Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 04/06/2003 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 19/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?