Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4329 K.2014/17651
Özet: Uyuşmazlık, davacının tutuklu kalması nedeniyle CMK’nın 141/142 maddeleri uyarınca talep ettiği maddi ve manevi tazminatla ilgilidir; mahkeme, bilirkişi raporundaki hatalar ve manevi tazminatın objektif kriterlere uygun olmaması gerekçesiyle kararını bozulmasına hükmederek davası iptal etti.
Tebliğname no: 12 - 2013/208331
Mahkemesi: Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi Tarihi: 07/05/2013 Numarası: 2012/415-2013/159 Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Davacı vekilinin 21.11.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağını oluşturan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/233 Esas – 2012/179 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından tutuklu kaldığı ve yargılama sonunda 18.10.2012 tarihinde beraatine hükmedildiği, kararın 13.11.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 21.11.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Tazminat davasının dayanağı olan ceza dosyasında davacının fiilen 637 gün tutuklu kalmış olmasına rağmen ve tutukluluk süresinin mahkemece belirleneceği dikkate alınmadan, tutukluluk süresini 636 gün olarak belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması, 2- Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak hesaplanacak 10.717 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda brüt asgari ücret üzerinden yasal kesintilerin hatalı yapılması suretiyle belirlenen 9.740,15 TL'nin hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini, 3-Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 637 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayacak biçimde fazla tayini, Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemesi: Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi Tarihi: 07/05/2013 Numarası: 2012/415-2013/159 Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Davacı vekilinin 21.11.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağını oluşturan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/233 Esas – 2012/179 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından tutuklu kaldığı ve yargılama sonunda 18.10.2012 tarihinde beraatine hükmedildiği, kararın 13.11.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 21.11.2012 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Tazminat davasının dayanağı olan ceza dosyasında davacının fiilen 637 gün tutuklu kalmış olmasına rağmen ve tutukluluk süresinin mahkemece belirleneceği dikkate alınmadan, tutukluluk süresini 636 gün olarak belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması, 2- Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak hesaplanacak 10.717 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda brüt asgari ücret üzerinden yasal kesintilerin hatalı yapılması suretiyle belirlenen 9.740,15 TL'nin hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini, 3-Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 637 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayacak biçimde fazla tayini, Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.