Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/4167 K.2014/19127
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacının 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi ve bu talebin açılma süresiyle ilgiliydir. Mahkeme, tazminat davasının 10 yıllık süre içinde açılması gerektiğini belirterek, 28 yıl sonra açılan davayı reddetti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat Hüküm: Davanın reddi Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 esas-2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının arandığı, adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmamakla birlikte, hiçbir hakkın sonsuza dek dava konusu yapılamayacağı, özel hukuk kapsamında değerlendirilmesi gereken bu talebin de makul bir süre içinde dava konusu edilmesi gerektiği ve dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014/141-229 sayılı kararında da belirtildiği üzere beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Yazı İşleri Yönetmeliğine göre süresinde tebliğ edilip kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren 3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği ve dava süresi bakımından en lehe olan Borçlar Kanununun 60. maddesindeki sürenin kabulü ile her koşulda davanın 10 yıllık süre içinde açılması gerektiği kabul edilmekle, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında 24.06.1982 tarihinde verilip, 24.09.1982 tarihinde kesinleşen beraat hükmü ile tazminat davasının açılmış olduğu 28.02.2011 tarihine kadar, 28 yıldan fazla süre geçtiği, davacının bu uzun süre içerisinde hakkındaki beraat hükmünden haberdar olmadığından söz etmenin yaşamın olağan akışına uymayacağının anlaşılması ve mahkeme tarafından aynı yönde yapılan değerlendirme sonucu, davanın 10 yıllık süreden sonra açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.