Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/20148 K.2015/10512
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, taksirle yaralama suçundan katılan sanıkların birbirlerinin yaralanmalarından sorumlu tutulup tutulmaması ve bu nedenle mahkumiyet kararının geçerliliğiydi; (2) Mahkeme, 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK çerçevesinde, katılan sanıkların TCK'nın 89/4 maddesi uyarınca mahkumiyetine verilen kararı bozdu.
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 1- Katılan sanık ... hakkında; TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Katılan sanık ... hakkında; TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan katılan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar müdafilerinin, katılan sanıkların kusur durumlarına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 89/5. maddesine göre taksirle yaralama suçunun, bilinçli taksir hali hariç, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, katılan sanıkların sevk ve idarelerindeki araçlar ile katılanın ise yaya olarak dahil olduğu kaza sonucunda, katılan sanık ... basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek; katılan sanık... basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, orta derecede kemik kırığı ve yüzde kalıcı iz oluşacak; katılan... ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike yaratacak, ağır derecede kemik kırığı ile duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmesine neden olacak şekilde yaralandığı, bilinçli taksir halinin mevcut olmadığı olayda katılan sanıklar, süresi içinde birbirlerinden şikayetçi olmakla birlikte katılanın, 06/01/2011 olan olay tarihinden yaklaşık sekiz ay sonra, 26/09/2011 tarihinde Cumhuriyet savcılığında verdiği ifadede şikayet beyanında bulunduğu, katılan tarafından vekaletname ile yetkilendirilen vekilin de süresi içerisinde şikayete dair yazılı ya da sözlü bir beyanının olmadığı, dolayısıyla, katılanın şikayet başvurusunun süresinde olduğu kabul edilemeyeceğinden, katılan sanıkların birbirlerinin yaralanmalarından sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmakla; katılan sanık... eyleminin TCK'nın 89/1, 89/2-b-d maddeleri kapsamında; katılan sanık... eyleminin ise aynı Kanunun 89/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, her iki katılan sanığın TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 1- Katılan sanık ... hakkında; TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Katılan sanık ... hakkında; TCK'nın 89/4, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan katılan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, katılan sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar müdafilerinin, katılan sanıkların kusur durumlarına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 89/5. maddesine göre taksirle yaralama suçunun, bilinçli taksir hali hariç, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, katılan sanıkların sevk ve idarelerindeki araçlar ile katılanın ise yaya olarak dahil olduğu kaza sonucunda, katılan sanık ... basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek; katılan sanık... basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, orta derecede kemik kırığı ve yüzde kalıcı iz oluşacak; katılan... ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike yaratacak, ağır derecede kemik kırığı ile duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirmesine neden olacak şekilde yaralandığı, bilinçli taksir halinin mevcut olmadığı olayda katılan sanıklar, süresi içinde birbirlerinden şikayetçi olmakla birlikte katılanın, 06/01/2011 olan olay tarihinden yaklaşık sekiz ay sonra, 26/09/2011 tarihinde Cumhuriyet savcılığında verdiği ifadede şikayet beyanında bulunduğu, katılan tarafından vekaletname ile yetkilendirilen vekilin de süresi içerisinde şikayete dair yazılı ya da sözlü bir beyanının olmadığı, dolayısıyla, katılanın şikayet başvurusunun süresinde olduğu kabul edilemeyeceğinden, katılan sanıkların birbirlerinin yaralanmalarından sorumlu tutulabilecekleri anlaşılmakla; katılan sanık... eyleminin TCK'nın 89/1, 89/2-b-d maddeleri kapsamında; katılan sanık... eyleminin ise aynı Kanunun 89/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, her iki katılan sanığın TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.