Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/17271 K.2015/3281
Özet: Uyuşmazlık, davacının 466 sayılı Kanun kapsamında tazminat talebinin reddi ve bu reddin temyiz edilmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, tazminat davasını reddettiği halde, davalı vekilinin duruşmalara katılmaması nedeniyle yalnızca dilekçe yazım ücreti yerine, geçerli avukatlık asgari ücret tarifesine göre 2.640 TL vekalet ücretini davacıdan alıp davalı hazineye vermesini kararlaştırdı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan beraat hükmünün temyiz edilmesi nedeniyle incelenmek üzere Yargıtay'a gönderildiği ve henüz kesinleşmediği dikkate alındığında, dava şartı olan kararın kesinleşmesi şartının gerçekleşmemesi nedeniyle tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2005 tarih, 2005/66-65, 04.10.2011 tarih, 2011/167-194 ve 20.12.2011 tarih, 2011/364-2011/287 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, vekalet ücretine hükmedilmesi için hazine vekilinin duruşmaları takip zorunluğunun bulunmadığı ve davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı vekilinin duruşmalara katılmadığı ve yalnızca dilekçe sunduğu gerekçesiyle dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 4. fıkrasının içeriğinin hükümden çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 2.640 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan beraat hükmünün temyiz edilmesi nedeniyle incelenmek üzere Yargıtay'a gönderildiği ve henüz kesinleşmediği dikkate alındığında, dava şartı olan kararın kesinleşmesi şartının gerçekleşmemesi nedeniyle tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2005 tarih, 2005/66-65, 04.10.2011 tarih, 2011/167-194 ve 20.12.2011 tarih, 2011/364-2011/287 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, vekalet ücretine hükmedilmesi için hazine vekilinin duruşmaları takip zorunluğunun bulunmadığı ve davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı vekilinin duruşmalara katılmadığı ve yalnızca dilekçe sunduğu gerekçesiyle dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 4. fıkrasının içeriğinin hükümden çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 2.640 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.