Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/644 K.2013/29172
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın motosikletle seyir halinde direksiyon hakimiyetini kaybederek alkollü olarak trafik kazası yapması ve bu eylemin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturup oluşturmadığı; Mahkemenin sonucu: Mahkeme, sanığın 3.33 promil alkollü olduğu tespit edilerek trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle 25 gün hapis cezası verip, bu cezayı 50/3 maddesi uyarınca seçenek yaptırımına çevirmeyi unuttuğunu belirterek kararın bozulmasına hükmedmiştir.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm: TCK'nın 179/3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğincemahkumiyet. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yönetimindeki motosikleti ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olan ve yapılan ölçümde 3.33 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, almış olduğu alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 333 promil alkollü olarak kullandığı aracı ile trafik kazasına sebebiyet vermek suretiyle somut bir tehlikeye neden olduğu teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın kastının yoğunluğu, almış olduğu alkolün derecesi ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine alt sınırdan ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın sübuta ve delil durumuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ise de; suçun işlendiği tarih itibariyle evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında, tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın sübuta ve delil durumuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma olarak tespit edilen eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ise de; suçun işlendiği tarih itibariyle evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında, tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.