Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/3443 K.2013/9284
Özet: Taksirle yaralama suçundan sanık mahkum edildiği karara, hakimi 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle onay verdi, hüküm yeniden tartışılan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini görmezden gelirken, temyiz talebini reddeder ve mahkumiyet kararını bozmadan onaylar.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2-b, 22/3, 62, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 50/2. maddesinin ''suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez'' şeklindeki hükmüne ve 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesine rağmen, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından; yine, temel ceza üzerinden yapılacak arttırımın TCK'nın 61/2. maddesi gereğince öncelikle biliçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle yapılması gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek, temel ceza üzerinden TCK'nın 89/2-b fıkrası gereğince arttırım yapılmış olması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kusur kabulüne ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin uygulanması gerektiğine yönelik, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2-b, 22/3, 62, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 50/2. maddesinin ''suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez'' şeklindeki hükmüne ve 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesine rağmen, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından; yine, temel ceza üzerinden yapılacak arttırımın TCK'nın 61/2. maddesi gereğince öncelikle biliçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle yapılması gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek, temel ceza üzerinden TCK'nın 89/2-b fıkrası gereğince arttırım yapılmış olması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kusur kabulüne ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin uygulanması gerektiğine yönelik, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.