‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/23043 K.2014/16675

Esas No: 2013/23043 · Karar No: 2014/16675 · Karar Tarihi: 07.07.2014
Özet: Uyuşmazlık, taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükmün ve TCK’nın 50/6 maddesinin uygulanmasında kanuna aykırılık iddiasına dayanıyordu; Mahkeme, bu iddiaları reddederek kararın kesinleşmesinden sonra hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yönündeki uygulamayı bozarak, hükmün ilgili kısmını düzelterek onayladı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi Suç: Taksirle öldürme Hüküm: TCK'nın 85/2, 31/2, 62, 63, 50/4, 52/2-4, 50/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde, uygulama maddesi de gösterilmeden karar tesis edilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (6.) bendindeki “TCK’nın 50/6.” İbaresi ile başlayan bölümünün hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?