Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/9423 K.2013/2177
Özet: (1) Sanığın gece vakti sürmeyi planladığı araçla otoparka dönmeye çalışırken karşı yönden gelen motorsikletle çarpışması sonucu yaralanma olayında, sanık taksirle yaralama suçunu işledi; (2) Mahkeme, sanığın asli kusurlu olduğunu kabul ederek 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddelerine göre mahkumiyet kararı verdi ve temyiz itirazları reddedildi.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 52, 53/6. maddelerigereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sevk ve idaresindeki araçla, gece vakti, meskun mahal, çift yönlü yolda seyir halindeyken, olay mahaline geldiğinde trafiği kontrol etmeden solda bulunan otoparka dönmek istediği esnada, karşı yönden gelen mağdurun kullandığı motorsikletle çarpışması sonucu meydana gelen olayda, sanığın asli kusurlu olduğunu belirten kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporunda bir isabetsizlik görülmediğinden, tebiğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, eksik incelemeye ve sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Her ne kadar olay nedeniyle sanık asli kusurlu olsa da; iki sınır arasındaki temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, olayda mağdurun Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-21/05/2009 tarihli tutanağın hakim tarafından imzalanmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 52, 53/6. maddelerigereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın sevk ve idaresindeki araçla, gece vakti, meskun mahal, çift yönlü yolda seyir halindeyken, olay mahaline geldiğinde trafiği kontrol etmeden solda bulunan otoparka dönmek istediği esnada, karşı yönden gelen mağdurun kullandığı motorsikletle çarpışması sonucu meydana gelen olayda, sanığın asli kusurlu olduğunu belirten kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporunda bir isabetsizlik görülmediğinden, tebiğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, eksik incelemeye ve sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Her ne kadar olay nedeniyle sanık asli kusurlu olsa da; iki sınır arasındaki temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, olayda mağdurun Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanması, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına göre uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-21/05/2009 tarihli tutanağın hakim tarafından imzalanmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.