Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/33284 K.2013/3586
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 2/1. maddede belirtilen süre sınırına uyulmadığını, davacının tazminat talebini beklenenden erken reddettiğini, bu nedenle 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK’una göre kararı bozmaya karar verip tazminat talebini kabul etti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm: Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde dava açma süresinin kesinleşmiş beraat kararının bizzat sanığa tebliği ile başlayacağının öngörülmüş olması ve kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması karşısında, hükme gerekçe olarak gösterilen Yargıtay 9. Ceza Dairesininin 2009/18238-11608 E.K sayılı kararına dayanak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.03.2000 gün ve 2000/8-44-48 Esas sayılı kararından sonra, dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 Esas 2010/57 sayılı kararı ile davanın süresinde açıldığının kabulü ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, söz konusu yasa hükmüne ve yargısal içtihatlara yanlış anlam verilerek yazılı gerekçe ile davanın süre yönünden reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm: Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde dava açma süresinin kesinleşmiş beraat kararının bizzat sanığa tebliği ile başlayacağının öngörülmüş olması ve kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması karşısında, hükme gerekçe olarak gösterilen Yargıtay 9. Ceza Dairesininin 2009/18238-11608 E.K sayılı kararına dayanak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.03.2000 gün ve 2000/8-44-48 Esas sayılı kararından sonra, dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 Esas 2010/57 sayılı kararı ile davanın süresinde açıldığının kabulü ile yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, söz konusu yasa hükmüne ve yargısal içtihatlara yanlış anlam verilerek yazılı gerekçe ile davanın süre yönünden reddine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.