Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/32499 K.2013/20142
Özet: Uyuşmazlık, sanığın taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin temyiz ve usul hatalarının düzeltilmesi talebidir; Mahkeme, hatalı ceza tayini, denetim süresi yerine denetimli serbestlik tedbiri uygulaması gibi eksiklikleri gidererek hükmü düzeltmiş ve onaylamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1-4, 22/3, 62, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bilinçli taksir nedeniyle arttırılan cezada takdiri indirim yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 10 gün yerine, senenin 365 gün hesabıyla 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamış; sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması, eylemin bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 50/4-son maddesi uyarınca uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına yasal olanak bulunmadığı halde, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilirken “Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler”in gerekçe gösterilmesi fazlalık olarak kabul edilmiş; Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının, bilinçli taksirin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Birden fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, TCK'nın 89/4. maddesi yanında uygulama imkanı bulunmadığı halde, 89/1. madde uyarınca temel ceza tayini,
2.) Hükümde cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi gereği denetim süresi belirlenmesi gerekirken sanıklar hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “89/1-4” ibaresinin çıkarılarak yerine, “89/4” ibaresinin eklenmesine, hükmün 8. bendinde yer alan “DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ ALTINDA BULUNDURULMASINA” ibaresinin çıkarılarak yerine, “DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA” ibaresinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1-4, 22/3, 62, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında bilinçli taksir nedeniyle arttırılan cezada takdiri indirim yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 10 gün yerine, senenin 365 gün hesabıyla 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma konusu yapılmamış; sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması, eylemin bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 50/4-son maddesi uyarınca uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına yasal olanak bulunmadığı halde, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilirken “Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki özellikler”in gerekçe gösterilmesi fazlalık olarak kabul edilmiş; Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının, bilinçli taksirin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.) Birden fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, TCK'nın 89/4. maddesi yanında uygulama imkanı bulunmadığı halde, 89/1. madde uyarınca temel ceza tayini,
2.) Hükümde cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi gereği denetim süresi belirlenmesi gerekirken sanıklar hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “89/1-4” ibaresinin çıkarılarak yerine, “89/4” ibaresinin eklenmesine, hükmün 8. bendinde yer alan “DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ ALTINDA BULUNDURULMASINA” ibaresinin çıkarılarak yerine, “DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA” ibaresinin eklenerek, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.