Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/32486 K.2013/2759
Özet: (1) Davacı, 466 sayılı Kanun kapsamında tazminat talebinde bulunmuş; (2) Mahkeme, davayı süre aşımı nedeniyle reddederek kararını onaylamıştır.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zaman aşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve tazminat davasına dayanak teşkil eden dosyadaki kesinleşme şerhine göre davacı hakkındaki beraat kararının 25.12.1984 tarihinde kesinleştiği davacı ... için davanın 11.11.2010 tarihinde, -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında davanın süre yönünden reddine dair verilen kararda isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.02.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dava, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zaman aşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyecektir. İncelemeye konu olan dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin anlaşılmaması ve tazminat davasına dayanak teşkil eden dosyadaki kesinleşme şerhine göre davacı hakkındaki beraat kararının 25.12.1984 tarihinde kesinleştiği davacı ... için davanın 11.11.2010 tarihinde, -10 yıl dolduktan sonra- açıldığının anlaşılması karşısında davanın süre yönünden reddine dair verilen kararda isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.02.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.