Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/30768 K.2013/28243
Özet: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan istinafa sanığın mahkumiyetine karar veren Sulh Ceza Mahkemesi, kararının çelişçiliğini düzeltmemesi nedeniyle üst Cumhuriyet Savcısı tarafından ileri sürülen temyiz itirazlarını kabul ederek, 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK kapsamında hükmü BOZULMASINA karar verdi.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece hükmün gerekçe kısmında "sonuç cezanın adli para cezası olması, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, suçun işlenmesi ile oluşan ve tazmini gereken somut maddi bir zararın olmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu vicdani kanaata varılması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’ nın 231/5 maddeleri gereğince sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerektiği kanaatine varılarak" denilmesine rağmen hüküm fıkrasında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı olup, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece hükmün gerekçe kısmında "sonuç cezanın adli para cezası olması, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, suçun işlenmesi ile oluşan ve tazmini gereken somut maddi bir zararın olmaması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu vicdani kanaata varılması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’ nın 231/5 maddeleri gereğince sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerektiği kanaatine varılarak" denilmesine rağmen hüküm fıkrasında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı olup, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.