Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/28800 K.2013/3597
2 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, davacının ceza infaz kurumunda tutuklu bulunması nedeniyle yaşadığı maddi ve manevi zararların tazmini talebi üzerine ortaya çıktı; mahkeme, bu taleplerin kısmen kabul edilerek 892,15 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 892,15 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığına duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgileri ile 04/05/2011 olan dava tarihinin yazılmamış olması, mahallinde giderilmesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olduğu anlaşıldığından ve davacının tutuklu olarak yargılanıp beraat ettiği tazminat istemine dayanak Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/07/2007 tarih ve 2002/146 esas, 2007/521 karar sayılı ceza dava dosyasının 09/08/2011 tarihli onaylı örneğinin dosyaya konulmuş olması ve dosya arasında bulunan onaysız karar örneğinde de kararın aslının aynı olup 09/06/2010 tarihinde kesinleşmiş olduğuna dair şerhi içermesi ve davanın da bu tarihten sonra açılmış olması karşısında, tebliğnamedeki (1) ve (3) nolu bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu süre içerisinde kendisini ziyarete gelen yakınlarının geliş ve gidişleri sırasında yapmış oldukları harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı gözetilmeden hükmedilen maddi ve manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının maddi ve manevi tazminatlara ilişkin bölümlerden '' dava tarihi olan 04/05/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' ibarelerinin çıkartılması ve davacının Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu süre içerisinde kendisini ziyarete gelen yakınlarının geliş ve gidişleri sırasında yapmış oldukları belirtilen harcamalara ilişkin miktarların maddi tazminat kapsamından çıkartılması sonucu hüküm fıkrasında maddi tazminatın ''371,15'' TL'ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 892,15 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığına duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgileri ile 04/05/2011 olan dava tarihinin yazılmamış olması, mahallinde giderilmesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olduğu anlaşıldığından ve davacının tutuklu olarak yargılanıp beraat ettiği tazminat istemine dayanak Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/07/2007 tarih ve 2002/146 esas, 2007/521 karar sayılı ceza dava dosyasının 09/08/2011 tarihli onaylı örneğinin dosyaya konulmuş olması ve dosya arasında bulunan onaysız karar örneğinde de kararın aslının aynı olup 09/06/2010 tarihinde kesinleşmiş olduğuna dair şerhi içermesi ve davanın da bu tarihten sonra açılmış olması karşısında, tebliğnamedeki (1) ve (3) nolu bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu süre içerisinde kendisini ziyarete gelen yakınlarının geliş ve gidişleri sırasında yapmış oldukları harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı gözetilmeden hükmedilen maddi ve manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının maddi ve manevi tazminatlara ilişkin bölümlerden '' dava tarihi olan 04/05/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' ibarelerinin çıkartılması ve davacının Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu süre içerisinde kendisini ziyarete gelen yakınlarının geliş ve gidişleri sırasında yapmış oldukları belirtilen harcamalara ilişkin miktarların maddi tazminat kapsamından çıkartılması sonucu hüküm fıkrasında maddi tazminatın ''371,15'' TL'ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.