Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/28046 K.2012/26988
Özet: Uyuşmazlık, İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen bir arazi üzerinde sanıkların izinsiz tesviye çalışması yapıp tarihi taşları devşirme malzemesi olarak kullanmasıyla ilgiliydi; mahkeme, eksik inceleme nedeniyle beraat kararını bozarak yeniden yargılama kararı verdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İzmir 2 Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 05.05.2004 tarih ve 12693 sayılı kararıyla kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen yerde kalan, İzmir İli, ... İlçesi, Çandarlı Beldesi, 29 ada, 2707 parselde, tapuda sanık ... adına müşterek malik olarak kayıtlı bulunan yerin, suç tarihinde sanıklar tarafından iş makinası ile yol kotunda tesviye edildiği haberinin alınması üzerine, jandarma görevlileri ile Bergama Müzesi arkeoloğunun suça konu yere giderek dosya içerisinde mevcut, 17.09.2007 tarihli inceleme raporunu düzenledikleri, söz konusu rapora göre, arsanın tesviye edilmeden öncesine dayalı üzerinde herhangi bir yapı, inşaat, kalıntı iz ve emaresine rastlanılmadığı, arsa kenarında yığılmış vaziyette bulunan taşların devşirme ile çevreden toplanarak üst üste yığılıp duvar haline getirildiği, yığma taşların içerisinde bulunan 50x50 cm ebatlarında sütun parçasının tahminen Roma dönemine ait andezitten sütun parçası olduğu, bu taşın duvar yapımında kullanılan diğer taşlar ile getirildiği ve devşirme malzeme olarak kullanıldığı, tesviye işleminin seviye olarak yol kodunda ve arsanın bahçe olarak kulanım amacı ile yapıldığı, parsel içerisinde herhangi bir tarihi eser, tarihi kalıntı ve koruma kararı bulunan herhangi bir yapının olmadığının tespit edildiği,
Yine dosya içerisinde mevcut, inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre, İzmir İli, ... İlçesi, Çandarlı Beldesi, 29 ada, 2707 parselde, 1 adet tek katlı betonarme bir ev ve yanında boş bir bahçe bulunduğu, söz konusu parselde tescilli herhangi bir yapının bulunmadığı, ancak İzmir 2 Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 05.05.2004 tarih ve 12693 sayılı kararıyla kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen alanda bulunduğu, izinsiz tesviye çalışması yapıldığı, taşınmaz üzerinde yapılan tesviye çalışmasının usule uygun yapılmadığının bildirildiği anlaşılmakla sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun söz konusu yeri sit alanı olarak tescil edip koruma altına aldığına dair ilgili kararın, usulüne uygun ilan edilip edilmediğinin araştırılması, ilan edilmiş ise ilan eklerinin dosya içerisine celpedilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İzmir 2 Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 05.05.2004 tarih ve 12693 sayılı kararıyla kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen yerde kalan, İzmir İli, ... İlçesi, Çandarlı Beldesi, 29 ada, 2707 parselde, tapuda sanık ... adına müşterek malik olarak kayıtlı bulunan yerin, suç tarihinde sanıklar tarafından iş makinası ile yol kotunda tesviye edildiği haberinin alınması üzerine, jandarma görevlileri ile Bergama Müzesi arkeoloğunun suça konu yere giderek dosya içerisinde mevcut, 17.09.2007 tarihli inceleme raporunu düzenledikleri, söz konusu rapora göre, arsanın tesviye edilmeden öncesine dayalı üzerinde herhangi bir yapı, inşaat, kalıntı iz ve emaresine rastlanılmadığı, arsa kenarında yığılmış vaziyette bulunan taşların devşirme ile çevreden toplanarak üst üste yığılıp duvar haline getirildiği, yığma taşların içerisinde bulunan 50x50 cm ebatlarında sütun parçasının tahminen Roma dönemine ait andezitten sütun parçası olduğu, bu taşın duvar yapımında kullanılan diğer taşlar ile getirildiği ve devşirme malzeme olarak kullanıldığı, tesviye işleminin seviye olarak yol kodunda ve arsanın bahçe olarak kulanım amacı ile yapıldığı, parsel içerisinde herhangi bir tarihi eser, tarihi kalıntı ve koruma kararı bulunan herhangi bir yapının olmadığının tespit edildiği,
Yine dosya içerisinde mevcut, inşaat mühendisi bilirkişinin raporuna göre, İzmir İli, ... İlçesi, Çandarlı Beldesi, 29 ada, 2707 parselde, 1 adet tek katlı betonarme bir ev ve yanında boş bir bahçe bulunduğu, söz konusu parselde tescilli herhangi bir yapının bulunmadığı, ancak İzmir 2 Numaralı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 05.05.2004 tarih ve 12693 sayılı kararıyla kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen alanda bulunduğu, izinsiz tesviye çalışması yapıldığı, taşınmaz üzerinde yapılan tesviye çalışmasının usule uygun yapılmadığının bildirildiği anlaşılmakla sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun söz konusu yeri sit alanı olarak tescil edip koruma altına aldığına dair ilgili kararın, usulüne uygun ilan edilip edilmediğinin araştırılması, ilan edilmiş ise ilan eklerinin dosya içerisine celpedilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.