Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/27052 K.2013/1729
Özet: (1) Davacının 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi ve davalı hazineye karşı vekalet ücretinin belirlenmesi konusundaki uyuşmazlık; (2) Mahkeme, davanın kısmen kabulünü karara koyarak 3.000 TL manevi tazminatı davalı hazineden alıp davacıya ödemeyi ve vekalet ücretini 1.000 TL olarak düzelterek onayladı.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 3.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı vekili hükmü süresinde temyiz etmemekle birlikte, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğundan, tebliğnamadeki temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı ve davacı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere; ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği ve davanın kısmen kabul edilmiş olması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Ceza Genel Kurulunun 20.9.2005/88-98 tarih ve sayılı kararında da belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin üçüncü kısmı gereğince ve ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, karar tarihi itibariyle bu miktarın altında kalacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 4. bendin çıkartılması ve hükmün 3. fıkrasında davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısımda yer alan ''360'' TL ibaresi yerine, karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti olan ''1.000'' TL ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 3.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı vekili hükmü süresinde temyiz etmemekle birlikte, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz isteğinde bulunduğundan, tebliğnamadeki temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı ve davacı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere; ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği ve davanın kısmen kabul edilmiş olması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Ceza Genel Kurulunun 20.9.2005/88-98 tarih ve sayılı kararında da belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin üçüncü kısmı gereğince ve ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, karar tarihi itibariyle bu miktarın altında kalacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 4. bendin çıkartılması ve hükmün 3. fıkrasında davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısımda yer alan ''360'' TL ibaresi yerine, karar tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti olan ''1.000'' TL ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.