Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/26635 K.2012/22407
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin geri alınması kararıyla ilgili olup, kararın açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle hükmün uygulanıp uygulanmayacağıdır. Mahkeme, kanun yararına bozma talebini reddederek, sürücü belgesinin geri alımının hâlâ geçerli olduğunu ve kararın kesinleşmesiyle yürürlüğe gireceğini belirledi.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Esas-Karar No: 2011/86-2012/49
Taksirle yaralama suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1-2b, 62, 52/2,4. maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesine göre 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın sürücü belgesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6. maddesi uyarınca 6 ay süreyle geri alınmasına ve geri almanın hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesine dair Güney Sulh Ceza Mahkemesinin 17/05/2012 tarihli ve 2011/86-2012/49 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesindeki "... Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve 231. maddesinde yer alan "... Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." biçimindeki açıklamalar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6. maddesinde yer alan “Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar." düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası ortada bir hüküm bulunmadığından sürücü belgesinin geri alınması ile ilgili bir hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12/07/2012 gün 2012/11889/41764 sayılı yazılı istemlerine müsteniden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 gün ve 2012/195162 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra uygulanması, hangi sırada yapılmış olursa olsun bu güvenlik tedbirinin hükmün içeriğine dâhil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve hüküm açıklanmadığı sürece infaz edilemeyeceği, esasen kanun yararına ilişkin bu başvurunun da uygulama sırası nedeniyle doğan tereddüdün giderilmesini sağlamaya yönelik olduğu nazara alındığında, Adalet Bakanlığının bu nedene dayalı kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Adalet Bakanlığının Güney Sulh Ceza Mahkemesinin anılan kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas-Karar No: 2011/86-2012/49
Taksirle yaralama suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1-2b, 62, 52/2,4. maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesine göre 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, sanığın sürücü belgesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6. maddesi uyarınca 6 ay süreyle geri alınmasına ve geri almanın hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesine dair Güney Sulh Ceza Mahkemesinin 17/05/2012 tarihli ve 2011/86-2012/49 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesindeki "... Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve 231. maddesinde yer alan "... Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." biçimindeki açıklamalar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/6. maddesinde yer alan “Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar." düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası ortada bir hüküm bulunmadığından sürücü belgesinin geri alınması ile ilgili bir hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12/07/2012 gün 2012/11889/41764 sayılı yazılı istemlerine müsteniden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 gün ve 2012/195162 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra uygulanması, hangi sırada yapılmış olursa olsun bu güvenlik tedbirinin hükmün içeriğine dâhil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve hüküm açıklanmadığı sürece infaz edilemeyeceği, esasen kanun yararına ilişkin bu başvurunun da uygulama sırası nedeniyle doğan tereddüdün giderilmesini sağlamaya yönelik olduğu nazara alındığında, Adalet Bakanlığının bu nedene dayalı kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Adalet Bakanlığının Güney Sulh Ceza Mahkemesinin anılan kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.