Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/26320 K.2013/2270
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacıların 466 sayılı Kanuna göre maddi ve manevi tazminat talebi idi; mahkeme, bu taleplerin kısmen kabulünü sağlayarak her bir davacının 301,33 TL/maddi + 500 TL/mani ve 375,38 TL/maddi + 500 TL/mani tazminatı almasını kararlaştırdı. Temyiz başvuruları ise, temyiz sınırları ve süreleri nedeniyle reddedildi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm: 1- Davacı ... bakımından: 301,33 TLmaddi, 500 TL manevi tazminatın davalıdanalınarak davacıya verilmesine.
2- Davacı ... bakımından: 375,38 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın davalıdanalınarak davacıya verilmesine.
Davacıların tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- HUMK'un 427. maddesindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre kararın kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteğinin CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacılar vekili hükmü süresinde temyiz etmemekle birlikte, davalı hazine vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğu davacılar vekilinin kanuni süresinden sonra sunuduğu temyiz istemini içeren dilekçenin, süre yönünden esasen davalı idare vekilinin temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz ve cevap dilekçesi mahiyetinde olduğu ve davalı hazine vekilinin temyiz istemine dayalı olarak varlık kazanmış olan davacılar vekilinin temyiz isteminin, süre yönünden davalı hazine vekilinin temyiz isteğinin reddi nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminden bağımsız olarak incelenmesi gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Davacılar vekilinin yüzüne karşı 09.09.2009 tarihinde verilen hüküm, davacılar vekili tarafından kanuni süresinden sonra 29.09.2009 tarihinde temyiz edilmiş olmakla, davacılar vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm: 1- Davacı ... bakımından: 301,33 TLmaddi, 500 TL manevi tazminatın davalıdanalınarak davacıya verilmesine.
2- Davacı ... bakımından: 375,38 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın davalıdanalınarak davacıya verilmesine.
Davacıların tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- HUMK'un 427. maddesindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre kararın kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteğinin CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacılar vekili hükmü süresinde temyiz etmemekle birlikte, davalı hazine vekilinin temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde verdiği cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğu davacılar vekilinin kanuni süresinden sonra sunuduğu temyiz istemini içeren dilekçenin, süre yönünden esasen davalı idare vekilinin temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz ve cevap dilekçesi mahiyetinde olduğu ve davalı hazine vekilinin temyiz istemine dayalı olarak varlık kazanmış olan davacılar vekilinin temyiz isteminin, süre yönünden davalı hazine vekilinin temyiz isteğinin reddi nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminden bağımsız olarak incelenmesi gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Davacılar vekilinin yüzüne karşı 09.09.2009 tarihinde verilen hüküm, davacılar vekili tarafından kanuni süresinden sonra 29.09.2009 tarihinde temyiz edilmiş olmakla, davacılar vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.