Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/23036 K.2012/26139
Özet: (1) Uyuşmazlık, koruma tedbirleri nedeniyle davacılar tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminatın miktarı ve dağılımı ile ilgiliydi; (2) Mahkeme, 2.803,41 TL maddi tazminatı ve 15.000 TL manevi tazminatı davalıdan alarak her bir davacıya ayrı ayrı vermeye karar verdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm: 2.803,41 TL maddi, 15.000 manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine
Davacıların tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacılar vekilinin, davacıları temsile yetkili bulunduğuna dair dosyaya vekaletname ibraz etmediği de gözönüne alınarak, öncelikle davacılar adına vekile verilmiş vekaletname bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra gerektiğinde davacılar da dinlenilerek vekil ile aralarında tazminat davası açılması yönünde vekalet ilişkisinin olup olmadığı ve dava açılmasına muvafakatlerinin bulunup bulunmadığının araştırılmaması, kanuna aykırı
Kabule göre;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerlerine atılı suçun niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
2- Asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıların maddi zararlarının 2.083,41 TL olarak belirlenmesine karşılık bu miktarın hüküm fıkrasına 2.803,41 TL olarak geçirilmesi suretiyle davacıların lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
4- Davacılar hakkında mahsup işlemi yapılıp yapılmadığının denetlenmesi bakımından sabıka kayıtlarının dosya arasına alınmaması,
5- Davacıların tazminat davasını müşterek talepli dilekçe ile açtıkları göz önüne alınarak davacılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her iki davacı için de ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm: 2.803,41 TL maddi, 15.000 manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine
Davacıların tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacılar vekilinin, davacıları temsile yetkili bulunduğuna dair dosyaya vekaletname ibraz etmediği de gözönüne alınarak, öncelikle davacılar adına vekile verilmiş vekaletname bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra gerektiğinde davacılar da dinlenilerek vekil ile aralarında tazminat davası açılması yönünde vekalet ilişkisinin olup olmadığı ve dava açılmasına muvafakatlerinin bulunup bulunmadığının araştırılmaması, kanuna aykırı
Kabule göre;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerlerine atılı suçun niteliği, tutuklanmalarına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldıkları süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
2- Asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması,
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıların maddi zararlarının 2.083,41 TL olarak belirlenmesine karşılık bu miktarın hüküm fıkrasına 2.803,41 TL olarak geçirilmesi suretiyle davacıların lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi,
4- Davacılar hakkında mahsup işlemi yapılıp yapılmadığının denetlenmesi bakımından sabıka kayıtlarının dosya arasına alınmaması,
5- Davacıların tazminat davasını müşterek talepli dilekçe ile açtıkları göz önüne alınarak davacılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her iki davacı için de ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.