Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/15096 K.2013/4668
Özet: Uyuşmazlık, sanığın taksirle yaralama suçundan beraat edilmesine karşı mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebidir; Mahkeme, savcının itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına ve davanın yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: Beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gündüz saat 11:30 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmemiş, 2 yönlü, 7 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, görüşe engel cismin bulunmadığı, hafif eğimli düz yolda idaresindeki kamyonetle seyir halinde bulunan sanığın, yol kenarında park halinde bulunan katılana ait motosiklete çarpması şeklinde gelişen ve katılanın nitelikli şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; sanık ve aracında bulunan tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki, katılanın motosikletle aniden yola çıkması sonucu kazanın meydana geldiği yönündeki beyanları doğrultusunda düzenlenen kaza tespit tutanağı ve hükme esas bilirkişi raporunda doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapan katılanın tam kusurlu ve sanığın kusursuz olduğu belirtilmiş ise de, 29.01.2010 ve 09.04.2010 tarihli celselerde dinlenen tanık ...'ın, soruşturma aşamasında alınan beyanını kabul etmediğini, motosikletli katılanın yol kenarında durduğunu, motosikleti hareket halinde görmediğini; katılanın da tüm aşamalarda, yol kenarında park halindeki motosikletin üzerinde beklerken, sanığın idaresindeki aracın kendisine çarptığını ifade etmeleri ve sanığın da mağdura 50 metre mesafede gördüğünü beyan etmesi karşısında; hızını kullandığı aracın teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara ayarlamayan sanığın olayda kusurlu olduğu anlaşılmakla, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Talimat yolu ile savunması alınan sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: Beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gündüz saat 11:30 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmemiş, 2 yönlü, 7 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, görüşe engel cismin bulunmadığı, hafif eğimli düz yolda idaresindeki kamyonetle seyir halinde bulunan sanığın, yol kenarında park halinde bulunan katılana ait motosiklete çarpması şeklinde gelişen ve katılanın nitelikli şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; sanık ve aracında bulunan tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki, katılanın motosikletle aniden yola çıkması sonucu kazanın meydana geldiği yönündeki beyanları doğrultusunda düzenlenen kaza tespit tutanağı ve hükme esas bilirkişi raporunda doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapan katılanın tam kusurlu ve sanığın kusursuz olduğu belirtilmiş ise de, 29.01.2010 ve 09.04.2010 tarihli celselerde dinlenen tanık ...'ın, soruşturma aşamasında alınan beyanını kabul etmediğini, motosikletli katılanın yol kenarında durduğunu, motosikleti hareket halinde görmediğini; katılanın da tüm aşamalarda, yol kenarında park halindeki motosikletin üzerinde beklerken, sanığın idaresindeki aracın kendisine çarptığını ifade etmeleri ve sanığın da mağdura 50 metre mesafede gördüğünü beyan etmesi karşısında; hızını kullandığı aracın teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara ayarlamayan sanığın olayda kusurlu olduğu anlaşılmakla, atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Talimat yolu ile savunması alınan sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.