Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/14921 K.2013/6191
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Katılan/kamu
Uyuşmazlık
Sanık müdafii, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması, cezanın ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi gerekçeleriyle mahkumiyet hükmüne itiraz etmektedir.
Kaynak pasajlar (3)
- Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
- Mahkemece, olayda takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma öneren düşünceye, 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesinde işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebileceğinin belirtildiği, sanık hakkında ise adli para cezası tayin edilmesi karşısında bu cezanın, belirtilen yasa hükmü karşısında ertelenmeyeceği anlaşıldığından tebliğnamadeki 2 numaralı bozma öneren düşünceye, mahkeme tarafından, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda karar verilmemiş ise de; miktarı da gözetilmek suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/6. maddesine göre infaz aşamasında, taksitler halinde ödenmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren düşünceye, yine mahkeme tarafından sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda vicdani kanaat hasıl olmadığından hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde, dosyada bulunan adli sicil kaydından, benzer suçtan sabıkasının bulunması ve soruşturma safhasında kendisine yapılan uzlaşma teklifini reddetmesi dolayısıyla zararı ödememesi karşısında mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 4 numaralı bozma öneren düşünceye, iştirak edilmemiştir.
- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda sanığın asli kusurlu olmadığına ve tayin edilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Gerekçe
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, mahkemenin takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığına dair takdir yetkisini kullanmasında hukuka aykırılık görmemiştir. Sanığın adli para cezasına çarptırılması nedeniyle cezanın ertelenemeyeceği, sanığın olumsuz kişiliği ve sabıkası nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığı sonucuna varmıştır. Sanık müdafiinin eksik inceleme ve kusur durumuna ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden, 5237 sayılı TCK'da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus "gibi" şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.
- Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu yada dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır.
- Mahkemece, olayda takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma öneren düşünceye, 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesinde işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebileceğinin belirtildiği, sanık hakkında ise adli para cezası tayin edilmesi karşısında bu cezanın, belirtilen yasa hükmü karşısında ertelenmeyeceği anlaşıldığından tebliğnamadeki 2 numaralı bozma öneren düşünceye, mahkeme tarafından, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda karar verilmemiş ise de; miktarı da gözetilmek suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/6. maddesine göre infaz aşamasında, taksitler halinde ödenmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren düşünceye, yine mahkeme tarafından sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda vicdani kanaat hasıl olmadığından hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde, dosyada bulunan adli sicil kaydından, benzer suçtan sabıkasının bulunması ve soruşturma safhasında kendisine yapılan uzlaşma teklifini reddetmesi dolayısıyla zararı ödememesi karşısında mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 4 numaralı bozma öneren düşünceye, iştirak edilmemiştir.
- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda sanığın asli kusurlu olmadığına ve tayin edilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç
Sanık müdafii, takdir indirimlerinin uygulanmaması ve cezanın ertelenmemesi gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, mahkemenin takdir yetkisini hukuka uygun kullandığını belirterek sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü onamıştır.
Kaynak pasajlar (3)
- Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
- Mahkemece, olayda takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma öneren düşünceye, 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesinde işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebileceğinin belirtildiği, sanık hakkında ise adli para cezası tayin edilmesi karşısında bu cezanın, belirtilen yasa hükmü karşısında ertelenmeyeceği anlaşıldığından tebliğnamadeki 2 numaralı bozma öneren düşünceye, mahkeme tarafından, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda karar verilmemiş ise de; miktarı da gözetilmek suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/6. maddesine göre infaz aşamasında, taksitler halinde ödenmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren düşünceye, yine mahkeme tarafından sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda vicdani kanaat hasıl olmadığından hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde, dosyada bulunan adli sicil kaydından, benzer suçtan sabıkasının bulunması ve soruşturma safhasında kendisine yapılan uzlaşma teklifini reddetmesi dolayısıyla zararı ödememesi karşısında mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 4 numaralı bozma öneren düşünceye, iştirak edilmemiştir.
- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda sanığın asli kusurlu olmadığına ve tayin edilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden, 5237 sayılı TCK'da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus "gibi" şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu yada dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Mahkemece, olayda takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma öneren düşünceye, 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesinde işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebileceğinin belirtildiği, sanık hakkında ise adli para cezası tayin edilmesi karşısında bu cezanın, belirtilen yasa hükmü karşısında ertelenmeyeceği anlaşıldığından tebliğnamadeki 2 numaralı bozma öneren düşünceye, mahkeme tarafından, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda karar verilmemiş ise de; miktarı da gözetilmek suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/6. maddesine göre infaz aşamasında, taksitler halinde ödenmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren düşünceye, yine mahkeme tarafından sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda vicdani kanaat hasıl olmadığından hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde, dosyada bulunan adli sicil kaydından, benzer suçtan sabıkasının bulunması ve soruşturma safhasında kendisine yapılan uzlaşma teklifini reddetmesi dolayısıyla zararı ödememesi karşısında mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 4 numaralı bozma öneren düşünceye, iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda sanığın asli kusurlu olmadığına ve tayin edilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmaması yönünden, 5237 sayılı TCK'da hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış taktiri indirim nedenleri ise örnekseme yoluyla sayılmış, ancak bu hallerin sınırlı olmadığı tamamının sayılmasının da mümkün olmayacağı nazara alınarak benzer durumların da bu kapsamda değerlendirilebileceğini ifade açısından bu husus "gibi" şeklinde ifade edilmiş, 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinden farklı olarak, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilen hususların kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan hüküm uyarınca taktiri indirim nedeni uygulandığında, hangi nedenlerle bu müessesenin uygulandığı kararda gösterilecek, uygulanmadığı takdirde ise fiili taktirin bu yönde olduğu kabul edilecek ve bu husus ancak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmaması veya fiili taktirin uygulanan diğer müesseseler karşısında hukuka aykırılık oluşturduğu yada dosya kapsamı itibariyle açıkça kanuna aykırı olduğunun saptanması halinde bozma nedeni oluşturacaktır. Mahkemece, olayda takdiri indirim nedenlerinin bulunmadığı kabul edilerek sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş olup, bu takdirde dosya kapsamına bir uyumsuzluk veya açık bir hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma öneren düşünceye, 5237 sayılı TCK'nın 51/1. maddesinde işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum edilen kişinin cezası ertelenebileceğinin belirtildiği, sanık hakkında ise adli para cezası tayin edilmesi karşısında bu cezanın, belirtilen yasa hükmü karşısında ertelenmeyeceği anlaşıldığından tebliğnamadeki 2 numaralı bozma öneren düşünceye, mahkeme tarafından, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesi konusunda karar verilmemiş ise de; miktarı da gözetilmek suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/6. maddesine göre infaz aşamasında, taksitler halinde ödenmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren düşünceye, yine mahkeme tarafından sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği konusunda vicdani kanaat hasıl olmadığından hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde, dosyada bulunan adli sicil kaydından, benzer suçtan sabıkasının bulunması ve soruşturma safhasında kendisine yapılan uzlaşma teklifini reddetmesi dolayısıyla zararı ödememesi karşısında mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 4 numaralı bozma öneren düşünceye, iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda sanığın asli kusurlu olmadığına ve tayin edilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 13/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.