Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/22368 K.2012/24670
Özet: (1) Uyuşmazlık, 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı olarak tespit edilen çuvallar altındaki mezar taşları ve diğer objelerin sahibine iadesi veya müzeye teslimi konusundaki mahkeme kararının kanuna uygunluğudur. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını reddederek, 5320 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde, “sahibine iadesine” yerine “etütlük eser olması nedeniyle müzeye teslimine” hükmünü ekleyerek kararını düzeltti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hükü: 2863 sayılı Kanunun 67/1; 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve sanık hakkındaki kamu davası ihbar edilmeyen ...'nın, temyiz dilekçesi ile birlikte katılma talebinde bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Başka bir suçtan başlatılan soruşturma kapsamında Güdül Cumhuriyet Başsavcılığı'nın arama izni ile sanığın evinde yapılan aramada, ahırda bulunan çuvallar altında 2 adet kırılmış halde beyaz mezar taşı ile 1 adet çömlek, çömleğin kapağı, hayvan figürü ve vazo olmak üzere 4 ayrı obje ele geçirildiği, dosya içerisinde mevcut bilirkişi kurulu raporuna göre, 1 adet Katolik döneme ait pişmiş toprak ağırşak, 1 adet eski Tunç dönemine ait pişmiş toprak hayvan figürü, 1 adet Roma dönemine ait iki parça halinde mezar steli, 1 adet eski tunç çağı dönemine ait ağırşakın 2863 sayılı kanun kapsamında taşınır kültür varlıkları olup, müzelerde korunması gerekli tescil ve tasnife tabi eserler oldukları, 1adet Roma dönemine ait pişmiş toprak parçasının ise kırık ve eksik olması nedeniyle kültür varlığı niteliğini kaybettiğini, müzelerde korunması gerekli olmayıp, tescil ve tasnife tabi olmadığının bildirildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın suçu işlemediğine, katılan vekilinin cezanın para cezasına çevrilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bilirkişi raporunda, 1 adet Roma dönemine ait pişmiş toprak parçasının kırık ve eksik olması nedeniyle kültür varlığı niteliğini kaybettiğini, müzelerde korunması gerekli olmayıp, tescil ve tasnife tabi olmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu pişmiş toprak parçasının 3386 sayılı kanun gereğince ait olduğu dönemi tanıtan belge niteliğinde olup, kırılmış olması nedeniyle etütlük eser olduğu ve müzelerde korunması gerektiği gözetilmeksizin, sahibine iadesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ikinci bendinin sekinci paragrafında yer alan “sahibine iadesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “etütlük eser olması nedeniyle müzeye teslimine” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hükü: 2863 sayılı Kanunun 67/1; 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve sanık hakkındaki kamu davası ihbar edilmeyen ...'nın, temyiz dilekçesi ile birlikte katılma talebinde bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Başka bir suçtan başlatılan soruşturma kapsamında Güdül Cumhuriyet Başsavcılığı'nın arama izni ile sanığın evinde yapılan aramada, ahırda bulunan çuvallar altında 2 adet kırılmış halde beyaz mezar taşı ile 1 adet çömlek, çömleğin kapağı, hayvan figürü ve vazo olmak üzere 4 ayrı obje ele geçirildiği, dosya içerisinde mevcut bilirkişi kurulu raporuna göre, 1 adet Katolik döneme ait pişmiş toprak ağırşak, 1 adet eski Tunç dönemine ait pişmiş toprak hayvan figürü, 1 adet Roma dönemine ait iki parça halinde mezar steli, 1 adet eski tunç çağı dönemine ait ağırşakın 2863 sayılı kanun kapsamında taşınır kültür varlıkları olup, müzelerde korunması gerekli tescil ve tasnife tabi eserler oldukları, 1adet Roma dönemine ait pişmiş toprak parçasının ise kırık ve eksik olması nedeniyle kültür varlığı niteliğini kaybettiğini, müzelerde korunması gerekli olmayıp, tescil ve tasnife tabi olmadığının bildirildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın suçu işlemediğine, katılan vekilinin cezanın para cezasına çevrilmesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bilirkişi raporunda, 1 adet Roma dönemine ait pişmiş toprak parçasının kırık ve eksik olması nedeniyle kültür varlığı niteliğini kaybettiğini, müzelerde korunması gerekli olmayıp, tescil ve tasnife tabi olmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu pişmiş toprak parçasının 3386 sayılı kanun gereğince ait olduğu dönemi tanıtan belge niteliğinde olup, kırılmış olması nedeniyle etütlük eser olduğu ve müzelerde korunması gerektiği gözetilmeksizin, sahibine iadesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ikinci bendinin sekinci paragrafında yer alan “sahibine iadesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “etütlük eser olması nedeniyle müzeye teslimine” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.