Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/21570 K.2012/16240
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurularının incelenmesi ve savunmanın eksik inceleme yapıldığı iddiası; (2) Mahkeme, sanığın asli kusurlu eylemiyle iki kişinin ölümüne sebep olduğunu kabul ederek, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verdi ve temyiz itirazlarını reddetti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar ... ve ... vekili, sanık müdafii ve diğer katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılanlar ... ve ... vekili ile diğer katılanlar vekilinin verdikleri temyiz dilekçelerine yönelik olarak yapılan incelemede;
Her ne kadar hüküm yasal süresi içerisinde katılanlar ... ve ... vekili tarafından 25.02.2010 tarihinde; diğer katılanlar vekili tarafından da 02.03.2010 tarihinde temyiz edilmiş ise de; daha sonra feragate yetkili katılanlar ... ve ... vekilinin 24.06.2010 tarihli dilekçesi ile, bizzat katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in de 07.10.2010 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiklerini bildirmeleri karşısında, temyiz incelemesinin sanık müdafinin temyiz istemine hasren yapılmasına,
2- Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık müdafinin, eksik inceleme yapıldığına, kusura ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, sanığın asli kusurlu olmadığına, fazla ceza verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunun 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sair halleri ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanığın asli kusurlu eylemi ile kazaya neden olup iki kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği sabit ise de, sanığın hükümden sonra, zararı gidermesi nedeniyle katılanların şikayetlerinden ayrı ayrı vazgeçtikleri, sanığın sabıkasının bulunmadığı, yargılama boyunca pişmanlığını ve kaza nedeniyle olan üzüntüsünü dile getirdiği, mahkemece sanığın dosyaya yansıyan iyi halinden dolayı cezasında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı, sanığın olumlu kişilik özelliklerine, yargılama sürecindeki davranışlarına, olayın oluş şekli ve sonuçlarına göre, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde, madde metninde yer almayan mağdur tarafın şikayetlerinin devam ettiği şeklindeki gerekçeye de dayanılarak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar ... ve ... vekili, sanık müdafii ve diğer katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılanlar ... ve ... vekili ile diğer katılanlar vekilinin verdikleri temyiz dilekçelerine yönelik olarak yapılan incelemede;
Her ne kadar hüküm yasal süresi içerisinde katılanlar ... ve ... vekili tarafından 25.02.2010 tarihinde; diğer katılanlar vekili tarafından da 02.03.2010 tarihinde temyiz edilmiş ise de; daha sonra feragate yetkili katılanlar ... ve ... vekilinin 24.06.2010 tarihli dilekçesi ile, bizzat katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in de 07.10.2010 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiklerini bildirmeleri karşısında, temyiz incelemesinin sanık müdafinin temyiz istemine hasren yapılmasına,
2- Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık müdafinin, eksik inceleme yapıldığına, kusura ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, sanığın asli kusurlu olmadığına, fazla ceza verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunun 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sair halleri ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanığın asli kusurlu eylemi ile kazaya neden olup iki kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği sabit ise de, sanığın hükümden sonra, zararı gidermesi nedeniyle katılanların şikayetlerinden ayrı ayrı vazgeçtikleri, sanığın sabıkasının bulunmadığı, yargılama boyunca pişmanlığını ve kaza nedeniyle olan üzüntüsünü dile getirdiği, mahkemece sanığın dosyaya yansıyan iyi halinden dolayı cezasında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı, sanığın olumlu kişilik özelliklerine, yargılama sürecindeki davranışlarına, olayın oluş şekli ve sonuçlarına göre, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde, madde metninde yer almayan mağdur tarafın şikayetlerinin devam ettiği şeklindeki gerekçeye de dayanılarak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.