Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/21036 K.2012/16327
Özet: (1) Sanığın, otomobille bankette seyreden bisiklete çarparak iki kişinin ölümüne sebep olması nedeniyle taksirle öldürme suçundan mahkumiyet; (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını reddederek 5237 sayılı TCK’nın 85/2 ve 53/6 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararını sürdürdü.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin tüm, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, sevk ve idaresindeki otomobille, meskun mahal dışı, aydınlatmanın olmadığı, 10.50 metre genişliğindeki yolda, bankette seyreden bisiklete arkadan çarparak, bisiklette bulunan iki kişinin ölünümüne neden olup, olay yerinden kaçması ve aracın parçalarının toplanarak aracın bulunmasından sonra teslim olması şeklindeki olayda, banketin, olağan olarak yayaların ve hayvanların kullanacağı, ancak zorunlu hallerde araçlar tarafından kullanılmasının gerekmekte olup, banketi kullanmak için bir zorunluluk hali bulunmayan sanığın, bankette seyreden bisiklete çarpmasında asli ve tamamen kusurlu olduğu ve karayolları uzmanlarının düzenlediği raporun oluşa daha uygun olduğu gözetilmeyerek, asli kusurlu kabul edilmesi ile iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda sanığın tam kusurlu olması, olay sonucunda iki kişinin ölmüş olması ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadde yakın temel ceza tayin edilerek, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin tüm, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, sevk ve idaresindeki otomobille, meskun mahal dışı, aydınlatmanın olmadığı, 10.50 metre genişliğindeki yolda, bankette seyreden bisiklete arkadan çarparak, bisiklette bulunan iki kişinin ölünümüne neden olup, olay yerinden kaçması ve aracın parçalarının toplanarak aracın bulunmasından sonra teslim olması şeklindeki olayda, banketin, olağan olarak yayaların ve hayvanların kullanacağı, ancak zorunlu hallerde araçlar tarafından kullanılmasının gerekmekte olup, banketi kullanmak için bir zorunluluk hali bulunmayan sanığın, bankette seyreden bisiklete çarpmasında asli ve tamamen kusurlu olduğu ve karayolları uzmanlarının düzenlediği raporun oluşa daha uygun olduğu gözetilmeyerek, asli kusurlu kabul edilmesi ile iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş biçimi, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dava konusu olayda sanığın tam kusurlu olması, olay sonucunda iki kişinin ölmüş olması ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asgari hadde yakın temel ceza tayin edilerek, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.