Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/16638 K.2012/11705
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olması, sanığın soruşturma aşamasında uzlaşmak istediğini beyan etmesi, katılanın ise uzlaşma hususunda beyanının alınmayarak uzlaşma prosedürünün işletilmemesi karşısında, söz konusu eksikliğin giderilip, CMK’nın 231. ve 253. maddeleri de nazara alınarak sanığın hukuki durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında olması, sanığın soruşturma aşamasında uzlaşmak istediğini beyan etmesi, katılanın ise uzlaşma hususunda beyanının alınmayarak uzlaşma prosedürünün işletilmemesi karşısında, söz konusu eksikliğin giderilip, CMK’nın 231. ve 253. maddeleri de nazara alınarak sanığın hukuki durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.