Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/14378 K.2012/12456
Özet: Uyuşmazlık konusu, taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm ve bu hükmün temyiz edilmesi; Mahkeme, kusur çelişkileri ve orantılılık ilkesinin ihlali nedeniyle kararını bozarak, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle hükmü iptal etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51/1-3-6-7-8. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, erteleme.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanması kurumunun ertelemeye göre daha lehe ve öncelikli olduğu gözetilmeden, cezanın ertelenmesi hususu gerekçe gösterilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre sanığın katılan tarafın zararını karşılamadığı anlaşıldığından, bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin bilinçli taksir hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 26.03.2009 tarihli trafik kazası tespit tutanağında, ölen yayanın asli, sanığın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise, sanığın asli, ölenin tali kusurlu olduğu yönünde görüş belirtildiği ve bu nedenle kusur durumu yönünden çelişki oluştuğu dikkate alınarak; Karayolları Fen Kurulu veya İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşturulacak bir heyetten çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir kusur raporu alındıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.07.2009 tarih, 2009/9-62-191 sayılı kararında da açıklandığı üzere "taksirli suçlarda temel cezanın ağırlıklı olarak kusura göre belirlenmesi gerektiği" hususu dikkate alınarak, sanık mahkemece asli kusurlu kabul edildiği halde, temel cezanın asgari sınırdan tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı biçimde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51/1-3-6-7-8. maddeleri uyarınca mahkûmiyet, erteleme.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanması kurumunun ertelemeye göre daha lehe ve öncelikli olduğu gözetilmeden, cezanın ertelenmesi hususu gerekçe gösterilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre sanığın katılan tarafın zararını karşılamadığı anlaşıldığından, bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin bilinçli taksir hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 26.03.2009 tarihli trafik kazası tespit tutanağında, ölen yayanın asli, sanığın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise, sanığın asli, ölenin tali kusurlu olduğu yönünde görüş belirtildiği ve bu nedenle kusur durumu yönünden çelişki oluştuğu dikkate alınarak; Karayolları Fen Kurulu veya İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşturulacak bir heyetten çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir kusur raporu alındıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.07.2009 tarih, 2009/9-62-191 sayılı kararında da açıklandığı üzere "taksirli suçlarda temel cezanın ağırlıklı olarak kusura göre belirlenmesi gerektiği" hususu dikkate alınarak, sanık mahkemece asli kusurlu kabul edildiği halde, temel cezanın asgari sınırdan tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı biçimde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.