Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/13314 K.2012/10636
Özet: Uyuşmazlık, Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesi’nin 28/09/2010 tarihli kararıyla sanığın içkili yerlere gitmekten bir yıl süreyle yasaklanması ve bu kararın kanun yararına bozulma talebi üzerine Yargıtay’ın değerlendirmesidir. Mahkeme, denetimli serbestlik tedbirinin konusunun amacına uygun olduğunu ve infaz yetkisinin kısıtlanmayacağını belirterek kanun yararına bozma isteğini reddetti ve dosyayı mahallenin hâkimine göndermeye karar verdi.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8/c bendi gereğince denetimli serbestlik tedbiri olarak 1 yıl süre ile Bayramiç, Ezine ve Çan ilçelerinin mülki sınırları içerisinde bulunan içkili yerlere gitmekten yasaklanmasına dair Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli ve 2009/187 esas, 2010/257 sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, sanıklar hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 29.07.2011 gün ve 2011/9710/40718 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2011 gün ve 2011/266023 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adları belirtilen üç ilçenin mülki sınırları içindeki içkili yerlere bir yıl süre ile gitmekten yasaklanma şeklindeki denetimli serbestlik tedbirinin müessesesinin konuluş amacına uygun ve infazının mümkün olduğu, ilçe isimlerinin belirlenmiş olmasının Cumhuriyet savcısının infaz yetkisinin kısıtlanması sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla,
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmediğinden,
Adalet Bakanlığının, Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2010 tarih ve 2009/187-2010/257 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8/c bendi gereğince denetimli serbestlik tedbiri olarak 1 yıl süre ile Bayramiç, Ezine ve Çan ilçelerinin mülki sınırları içerisinde bulunan içkili yerlere gitmekten yasaklanmasına dair Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2010 tarihli ve 2009/187 esas, 2010/257 sayılı kararı ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09/06/2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, sanıklar hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, bunların dışında Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 29.07.2011 gün ve 2011/9710/40718 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2011 gün ve 2011/266023 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adları belirtilen üç ilçenin mülki sınırları içindeki içkili yerlere bir yıl süre ile gitmekten yasaklanma şeklindeki denetimli serbestlik tedbirinin müessesesinin konuluş amacına uygun ve infazının mümkün olduğu, ilçe isimlerinin belirlenmiş olmasının Cumhuriyet savcısının infaz yetkisinin kısıtlanması sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla,
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmediğinden,
Adalet Bakanlığının, Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2010 tarih ve 2009/187-2010/257 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.