Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/10726 K.2011/3894
Özet: Uyuşmazlık konusu, karşılıksız çek keşide etme suçundan sanığın beraat kararı ile ilgili şikayetçi vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusuydur. Mahkeme, bu temyizi kabul ederek beraat kararını bozdu ve yeni bir yargılama başlattı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Karşılıksız çek keşide etme
Hüküm: Beraat
Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm şikayetçi vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçinin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Şikayetçi vekilinin mahkemenin 27.02.2009 tarihli duruşmasına katılarak sanık hakkında şikayetçi olduğunu belirtmesi karşısında; şikayetçi vekiline 5271 sayılı CMK’nın 234. maddesi gereğince haklarının hatırlatılmaması ve suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılmak isteyip istemediklerinin sorulmaması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 234/1-b, 3. ile 238/2. maddelerine aykırı davranılması,
2) 5237 sayılı TCK’nın 5. maddesi uyarınca, diğer ceza kanunları ve ceza hükmü içeren özel kanunlarda da uygulanması öngörülen genel hükümlerinde, suç karşılığı olarak nisbi para cezasının uygulanamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmamakta olup, suç karşılığı olarak uygulanacak yaptırım türü ve miktarının belirlenmesi yetkisi de tamamen yasa koyucuya aittir. Nitekim TCK’nın yürürlüğe girmesinden sonra yapılan değişikliklerde ve kabul edilen bir kısım kanunlarda yaptırım olarak nisbi para cezasına yer verilmiştir.
Nisbi nitelikteki para cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesinde öngörülen “gün para cezası” sistemine aykırılık oluşturmayacağı, dolayısıyla 31.12.2008 tarihinden sonra da söz konusu eylemlerin yaptırımsız kalmadığı ve 3167 sayılı Kanunun karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin 16. maddesindeki yaptırımlarla ilgili hükmünün 5252 sayılı Kanunun Geçici 1. ve 5237 sayılı TCK’nın 5 ve 52. maddelerinde yer alan genel hükümlere aykırılık oluşturmayacağı nazara alınarak, yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Karşılıksız çek keşide etme
Hüküm: Beraat
Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm şikayetçi vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçinin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Şikayetçi vekilinin mahkemenin 27.02.2009 tarihli duruşmasına katılarak sanık hakkında şikayetçi olduğunu belirtmesi karşısında; şikayetçi vekiline 5271 sayılı CMK’nın 234. maddesi gereğince haklarının hatırlatılmaması ve suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılmak isteyip istemediklerinin sorulmaması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 234/1-b, 3. ile 238/2. maddelerine aykırı davranılması,
2) 5237 sayılı TCK’nın 5. maddesi uyarınca, diğer ceza kanunları ve ceza hükmü içeren özel kanunlarda da uygulanması öngörülen genel hükümlerinde, suç karşılığı olarak nisbi para cezasının uygulanamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmamakta olup, suç karşılığı olarak uygulanacak yaptırım türü ve miktarının belirlenmesi yetkisi de tamamen yasa koyucuya aittir. Nitekim TCK’nın yürürlüğe girmesinden sonra yapılan değişikliklerde ve kabul edilen bir kısım kanunlarda yaptırım olarak nisbi para cezasına yer verilmiştir.
Nisbi nitelikteki para cezalarının 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesinde öngörülen “gün para cezası” sistemine aykırılık oluşturmayacağı, dolayısıyla 31.12.2008 tarihinden sonra da söz konusu eylemlerin yaptırımsız kalmadığı ve 3167 sayılı Kanunun karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin 16. maddesindeki yaptırımlarla ilgili hükmünün 5252 sayılı Kanunun Geçici 1. ve 5237 sayılı TCK’nın 5 ve 52. maddelerinde yer alan genel hükümlere aykırılık oluşturmayacağı nazara alınarak, yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.