Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/10241 K.2012/24264
Özet: (1) Sanığın, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun tescili olan alana izin almaksızın bina inşa etmesiyle 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan mahkum edilmesi. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını değerlendirerek kararını bozdu ve 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmü iptal etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53/1, 51. uyarınca mahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi
2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii, katılan vekili ve mahalli C. Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararı ile 2. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilen yere izin almaksızın bina inşa ettiği, bu nedenle mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, tayin edilen cezanın ertelenmemesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Bozma öncesi yapılan yargılama sonucu sanığa ceza tayin edilirken “suçun işleniş biçimine failin güttüğü amaç ve saike göre asgari hadden ceza tayini” denilmesine ve bozma sonrası 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinin adli para cezası kısmının sanık lehine olarak değiştirilmesine rağmen, takdir hakkının sanık aleyhine değiştiğini gösteren nedenler temyiz denetimine imkan verecek şekilde açıkca ortaya konulmadan teşdiden uygulama yapılacağı gerekçesi ile sanığın aleyhine olacak şekilde eski kanunun uygulanması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
3- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken ve tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii, katılan vekili ve mahalli C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm: 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53/1, 51. uyarınca mahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi
2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii, katılan vekili ve mahalli C. Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Gayrı Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 10/03/1979 gün ve A-1605 sayılı kararı ile 2. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilen yere izin almaksızın bina inşa ettiği, bu nedenle mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin, tayin edilen cezanın ertelenmemesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Bozma öncesi yapılan yargılama sonucu sanığa ceza tayin edilirken “suçun işleniş biçimine failin güttüğü amaç ve saike göre asgari hadden ceza tayini” denilmesine ve bozma sonrası 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinin adli para cezası kısmının sanık lehine olarak değiştirilmesine rağmen, takdir hakkının sanık aleyhine değiştiğini gösteren nedenler temyiz denetimine imkan verecek şekilde açıkca ortaya konulmadan teşdiden uygulama yapılacağı gerekçesi ile sanığın aleyhine olacak şekilde eski kanunun uygulanması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
3- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken ve tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii, katılan vekili ve mahalli C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.