‹ Ana sayfa
Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/10109 K.2012/20706

Esas No: 2011/10109 · Karar No: 2012/20706 · Karar Tarihi: 04.10.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 51, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamında mevcut inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 28/07/2008 tarihli raporda suça konu yapıların bir yıl içinde inşa edildiğinin belirtilmesi karşısında, suç tarihi olarak 2007 yılı kabul edilmiş olup, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin bu tespitten farklı şekilde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık ...'nın, ...mezrası, köy boşluğunda bulunan ve sit alanı olduğu iddia edilen yere 6 x 9 m ebadında briketten kagir ev yapması, sanık ...'ın ise bu evin 100 m doğusunda, tapuda maliye hazinesi adına kayıtlı 612 parsel sayılı taşınmaz üzerine 11 x 14 m ebadında briketten duvar örmesi karşısında, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmayan iki eylemin ortak yargılama ile sonuçlandırılarak sanıklar hakkında tek bir uygulama yapılması,
2- Dosya içerisinde, sanıkların izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulundukları yerin sit alanı olduğuna dair soruşturma aşamasında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden alınan cevabi yazı ile birlikte sit alanı ilanının usulüne uygun şekilde yapıldığına dair ilan tutanağı sureti bulunmakla birlikte, bu yerin hangi kurulun hangi tarihli kararı ile kaçıncı derecede ve ne özellikte sit alanı olduğuna ilişkin bir bilgi ya da belge mevcut olmadığı, bununla bağlantılı olarak, olay yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarında da inşai ve fiziki müdahalede bulunulan yerlerin sit alanı sınırları içerisinde kalıp kalmadığına dair herhangi bir tespit yer almadığı anlaşılmakla, suça konu yerin sit alanı olarak tesciline yönelik Kurul kararının onaylı örneği celp edilerek sit sınırlarının belirlenmesi, buna göre sanıklar tarafından inşa edilen yapıların sit alanı sınırları içerisinde kalıp kalmadığının her türlü şüpheden uzak biçimde tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 65/b maddesinde, “iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş milyar liradan on milyar liraya kadar adli para cezası” yaptırımının öngörüldüğü, 5728 sayılı Kanun değişikliği ile hapis cezası süresi aynı kalmakla birlikte adli para cezasının azami haddinin beş bin gün olarak belirlendiği, 5237 sayılı TCK'nın 52/1 maddesi uyarınca adli para cezasının beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olamayacağı dikkate alındığında, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 65/b maddesinde adli para cezasının azami haddi yönünden genel kuralın aksine bir düzenleme yer aldığı, sanıklar hakkındaki cezanın teşdiden tayin edildiğine dair bir gerekçe de bulunmadığı anlaşılmakla, lehe kanun karşılaştırmasında hata yapılmak suretiyle sanıklara fazla adli para cezası tayini,
4- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
5- Hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
6- Hükme esas alınan 18/06/2008 tarihli keşif tutanağının 1. sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 219. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?