Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/764 K.2018/6433
Özet: Uyuşmazlık, davacıların bankalarla yaptığı kredi işlemleri sırasında hesapta kalan paraların işleme konulmuş, ancak ödenmediği iddiasının ardından bankanın bu işlemi geçersiz sayıp dava reddini istemesiyle ilgiliydi. Mahkeme, davalının temyiz itirazını kabul ederek kararın davalı yararına bozulmasına, fer'i müdahil vekilin yerini reddetmesine ve harç iade kararına hükmetti.
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/10/2016 tarih ve 2016/596-2016/1009 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22,420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müteveffa ...'nın ... Bank A.Ş. ... Şubesi'nde bulunan hesabına 27/09/1999 tarihinde 4.000,00 TL ve 08/11/1999 tarihinde 3.114,00 TL yatırıldığını, 22/12/1999 tarihinde bankaya ... tarafından el konulduğunu ve hesaptaki bedelin de halen taraflarına ödenmediğini, bu paraların ... hesabına aktarılmış gibi gösterildiğini ancak banka sahiplerinin hesaplarına aktarıldığını ileri sürerek 8.234,25 TL'nin 08/02/2000 tarihinden başlamak kaydı ile %84'ten başlamak üzere TL hesaplarına uygulanan avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın TMS Fye yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; davada asıl muhatabın ... olması gerektiği, kendilerinin husumeti ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacılar murisinin müterafık kusuru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüyle davacının 4.000,00 TL alacağının 27/09/1999, 3.114,00 TL alacağının 08/11/1999 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı ... den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, fer'i müdahil ... vekilinin tüm, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesiyle, 8.234,25 TL'nin 08/02/2000 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece 7.114.00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda dava kısmen reddedilmiş olup, reddedilen miktar üzerinden davalı banka lehine avukatlık ücretine ve kabul red oranı göz önüne alınarak yargılama giderine hükmedilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil ... vekilinin tüm, davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, fer'i müdahil ...'den harç alınmasına yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/10/2016 tarih ve 2016/596-2016/1009 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22,420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müteveffa ...'nın ... Bank A.Ş. ... Şubesi'nde bulunan hesabına 27/09/1999 tarihinde 4.000,00 TL ve 08/11/1999 tarihinde 3.114,00 TL yatırıldığını, 22/12/1999 tarihinde bankaya ... tarafından el konulduğunu ve hesaptaki bedelin de halen taraflarına ödenmediğini, bu paraların ... hesabına aktarılmış gibi gösterildiğini ancak banka sahiplerinin hesaplarına aktarıldığını ileri sürerek 8.234,25 TL'nin 08/02/2000 tarihinden başlamak kaydı ile %84'ten başlamak üzere TL hesaplarına uygulanan avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın TMS Fye yöneltilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; davada asıl muhatabın ... olması gerektiği, kendilerinin husumeti ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil ... vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacılar murisinin müterafık kusuru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüyle davacının 4.000,00 TL alacağının 27/09/1999, 3.114,00 TL alacağının 08/11/1999 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı ... den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, fer'i müdahil ... vekilinin tüm, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesiyle, 8.234,25 TL'nin 08/02/2000 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece 7.114.00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda dava kısmen reddedilmiş olup, reddedilen miktar üzerinden davalı banka lehine avukatlık ücretine ve kabul red oranı göz önüne alınarak yargılama giderine hükmedilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil ... vekilinin tüm, davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, fer'i müdahil ...'den harç alınmasına yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.