‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/9764 K.2018/2156

Esas No: 2016/9764 · Karar No: 2018/2156 · Karar Tarihi: 21.03.2018
Özet: Uyuşmazlık, davacının ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek, borcunun iptal edilmesini ve 20.000 TL maddi tazminat talep ettiği bir temyiz davasıdır. Mahkeme, davacının temyiz itirazlarını reddederek, verilen ilk kararın onaylanmasını ve tazminat talebinin kabul edilmediğini, yalnızca 6,70 TL temyiz ilam harcının davacıdan tahsil edilmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2016 tarih ve 2015/331-2016/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tekstil işiyle uğraştığını ve kendisine ait taşınmazını ipotek vererek davalı bankadan 07.01.2011 tarihinde 75.000,00 TL kredi kullandığını, bu kredi borcunu 07.04.2014 tarihinde tüm ferileri ile birlikte ödediğini, borcun tamamının ödenmesine rağmen o tarihten dava tarihine kadar davalı bankanın ipoteğin kaldırılmasına yanaşmadığını, ipotağin kaldırılmaması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, yeni krediler çekemediğini, nakit sıkıntısı nedeniyle aracını düşük fiyatla satmak zorunda kaldığı gibi çeklerini de faktoring şirketlerine ciro ederek nakit temini yoluna gittiğini, taşınmazını da ipotek nedeniyle satamadığını ileri sürerek davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılmasına, uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının kredi borcunun sona ermesine müteakip ipotek fek yazısının Tapu Müdürlüğüne gönderildiğini, bu tarihten uzun bir dönem sonra davacının ipoteğin fek edilmediğinden bahisle yeniden bankaya başvurduğunu, ikinci yazının 27.02.2015 tarihinde tapu personeline imza karşılığından teslim edildiğini, ipoteğin fek yazısının tapuya işlenmemesinde davalı bankanın kusurunun bulunmadığını, davacının zarara uğradığı iddialarını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu ipoteğin dava açıldıktan sonra kaldırıldığı anlaşıldığından konusuz kalan bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminta talebi yönünden ise davalı yanın kusurlu olup olmadığının tespiti gerektiği, davalı banka tarafından Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilen fek yazısının işleme alınmama sebebinin yazıda isimleri geçen şirket yetkililerinin isimlerinin imza sirkülerinde bulunmaması olarak gösterildiği, ancak ipotek fek (red) yazısının davalı bankaya ulaştırıldığına dair bir kayıt bulunmadığı, kaldı ki ipotek fek yazısı tarihi itibariyle geçerli imza sirkülerine göre müzekkereye imza atanların bankayı bu yönden temsile yetkili olduğu, davalı tarafından gönderilen ikinci yazı sonrasında ipoteğin kaldırıldığı, davalı bankanın kusurlu olarak davacıya zarar verme kastı ile hareket ettiği yönünde yeterli delil bulunmadığı, davalının kusurlu olması halinde dahi davacının ipoteğin fek edilmemesi nedeniyle zarara uğradığını ispatlaması gerektiği, ancak uygun illiyet bağının davacı tarafça ispat olunamadığı gerekçesiyle davacının ipoteğin kaldırılması yönündeki talebinin konusuz kaldığı anlaşıldığından taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına, bu talebe bağlı olarak her iki tarafça talep edilen kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?