Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/7802 K.2018/1018
Özet: (1) Davacı, –1,12,37,35,39 klasöründe bulunan marka başvurusunu, davalı şirketin 35/6 ve 35/9 sınıflarında tescilli markasıyla benzerliğinin itiraz edilmesi ve bu itirazların kısmen kabulü yoluyla 35/6 sınıfındaki tescilin reddedilmesi üzerine temyiz dilekçesi sundu. (2) Mahkeme, davacının temyiz itirazlarını yerinde bulmadığını ve 16/12/2015 tarihli kararın hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz kararını onayladı ve davacının temyiz ilam harcını ödemenin hükmünü verdi.
....
Taraflar arasında görülen davada .... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2014/544-2015/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı .... nezdinde 2012/84234 sayılı "...." ibareli 4, 35, 39 ve 40. sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsar şekilde marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2011/00160 sayılı "...." ibareli 1, 12 ve 37. sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsayan markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, davalı şirketin bu karara itiraz ettiğini, ..... 2014/.... sayılı kararıyla itirazın kısmen kabulü ile marka tescil başvurusunun 35/6 ve 35/9 sayılı sınıfta yer alan hizmetler bakımından reddedildiğini, kararın hukuka uygun olmadığını, zira müvekkili markasının davalı markasından yeterli seviyede farklılaştığını, ayrıca müvekkilinin çok sayıda “go” ibareli markası bulunduğunu, bu markalar nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, ileri sürerek kurum kararının 35/6 sayılı sınıf yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... vekili, kurum kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markası ile davacı başvurusunun benzer olduğunu, bu nedenle kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvurusunun "...." ibareli olduğu, davalı markasının asıl unsurunun “...” olduğu, davacı başvurusu ile davalı markasının birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu, farklılıkların marka ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, redde mesnet alınan "gogas" ibareli markanın 7, 12 ve 37. sınıflardaki tüm ürün ve hizmetleri içerdiği, başvuru konusu işaretin de 35/6. sınıftaki hizmetlerden 7, 9 ve 12. sınıf ürünler bakımından reddedildiği, 35/6 (7, 9 ve 12. sınıf ürünler için) sınıftaki hizmetlerin alıcısı/yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının görsel, anlamsal ve sescil olarak ayırt edilemeyecek
-/-
derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, davacının “go” ibareli 35 ve 39 sınıf hizmetleri de içeren marka ve marka tescil başvurularının sahibi olduğu, ancak davacının bu markalarının hepsini yargılama konusu başvuru ile aynı tarihlerde yaptığı başvurunun, davacının kendi işletmesi ile özdeşleşmiş asli unsurlarını içeren, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markası ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde veren, önceki markaların serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan, tüketici nezdinde bıraktığı ayırt edici izlenimi koruyan, asli unsur yanında bazı ekler de içeren, davalının markasından bağımsızlaşmış, yeni ve seri bir marka olduğundan bahsedilebilmesi olanaksız olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Taraflar arasında görülen davada .... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2014/544-2015/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı .... nezdinde 2012/84234 sayılı "...." ibareli 4, 35, 39 ve 40. sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsar şekilde marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2011/00160 sayılı "...." ibareli 1, 12 ve 37. sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsayan markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, davalı şirketin bu karara itiraz ettiğini, ..... 2014/.... sayılı kararıyla itirazın kısmen kabulü ile marka tescil başvurusunun 35/6 ve 35/9 sayılı sınıfta yer alan hizmetler bakımından reddedildiğini, kararın hukuka uygun olmadığını, zira müvekkili markasının davalı markasından yeterli seviyede farklılaştığını, ayrıca müvekkilinin çok sayıda “go” ibareli markası bulunduğunu, bu markalar nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, ileri sürerek kurum kararının 35/6 sayılı sınıf yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... vekili, kurum kararın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markası ile davacı başvurusunun benzer olduğunu, bu nedenle kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvurusunun "...." ibareli olduğu, davalı markasının asıl unsurunun “...” olduğu, davacı başvurusu ile davalı markasının birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu, farklılıkların marka ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerliğin etkilerini geri plâna itmeye yeterli olmadığı, redde mesnet alınan "gogas" ibareli markanın 7, 12 ve 37. sınıflardaki tüm ürün ve hizmetleri içerdiği, başvuru konusu işaretin de 35/6. sınıftaki hizmetlerden 7, 9 ve 12. sınıf ürünler bakımından reddedildiği, 35/6 (7, 9 ve 12. sınıf ürünler için) sınıftaki hizmetlerin alıcısı/yararlanıcısı konumundaki ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesinin özellikle marka ve başvuru konusu işaretlerin asıl ve ayırt edici unsurlarının görsel, anlamsal ve sescil olarak ayırt edilemeyecek
-/-
derecede benzer olması da göz önüne alındığında bu iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, davacının “go” ibareli 35 ve 39 sınıf hizmetleri de içeren marka ve marka tescil başvurularının sahibi olduğu, ancak davacının bu markalarının hepsini yargılama konusu başvuru ile aynı tarihlerde yaptığı başvurunun, davacının kendi işletmesi ile özdeşleşmiş asli unsurlarını içeren, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markası ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde veren, önceki markaların serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan, tüketici nezdinde bıraktığı ayırt edici izlenimi koruyan, asli unsur yanında bazı ekler de içeren, davalının markasından bağımsızlaşmış, yeni ve seri bir marka olduğundan bahsedilebilmesi olanaksız olduğu, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.