Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2016/740 K.2017/154
Özet: Uyuşmazlık, Blok Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası kapsamında taşınan emtinin 27/03/2009 tarihli kaza sonrası hasarının tazmin edilmesiyle ilgili olarak davacı tarafından talep edilen 32.455,00 TL’nin avans faiziyle tahsilatı yönündedir. Asliye Hukuk Mahkemesi, kazanın davalının kusuru sonucu meydana geldiğini kabul ederek, 32.455,00 TL'nin ticari faizle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2010/271-2015/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete Blok Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan ve dava dışı ... Loj. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından taşınan emtianın ...’dan ...’ye nakledilmek üzere davalı ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti'nin taşıyıcısı ve maliki olduğu, sürücülüğünü de diğer davalı ...'ın yaptığı araca yüklendiğini ancak 27/03/2009 tarihinde aracın kaza yapması sonucu sigortalı emtiada hasar meydana geldiğini, hasar bedelini ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 32.455,00 TL’nin 25/06/2009 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, kazanın oluşumunda müvekkili şirketin ve araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hasar tespitini kabul etmediklerini, kazadan sonra emtianın başka araca aktarıldığını, tespitin kaza mahallinde yapılmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, hasarlı emtianın akibetinin belli olmadığını, yükün paketleme ve yükleme şeklinin de uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yükü ...’dan aldığına dair belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını, kargo yükü aldığını, yükü alırken firmanın kendisini kamyona yaklaştırmadığını, kolilerin paletli olmadığı için kaydığını, kaza günü havanın yağışlı olduğunu ve yol bakım çalışması yapıldığını, kolilerin paletsiz olması ve bağlanmaması nedeniyle hasarın meydana geldiğini, kaza sonrası bir tespit yaptırılmadığını, sonradan tek taraflı yaptırılan tespiti kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın davalının kusuru sonucunda meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 32.455,00 TL'nin 25/06/2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.108,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 10.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2010/271-2015/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete Blok Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan ve dava dışı ... Loj. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından taşınan emtianın ...’dan ...’ye nakledilmek üzere davalı ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti'nin taşıyıcısı ve maliki olduğu, sürücülüğünü de diğer davalı ...'ın yaptığı araca yüklendiğini ancak 27/03/2009 tarihinde aracın kaza yapması sonucu sigortalı emtiada hasar meydana geldiğini, hasar bedelini ödeyen müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 32.455,00 TL’nin 25/06/2009 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, kazanın oluşumunda müvekkili şirketin ve araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hasar tespitini kabul etmediklerini, kazadan sonra emtianın başka araca aktarıldığını, tespitin kaza mahallinde yapılmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, hasarlı emtianın akibetinin belli olmadığını, yükün paketleme ve yükleme şeklinin de uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, yükü ...’dan aldığına dair belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını, kargo yükü aldığını, yükü alırken firmanın kendisini kamyona yaklaştırmadığını, kolilerin paletli olmadığı için kaydığını, kaza günü havanın yağışlı olduğunu ve yol bakım çalışması yapıldığını, kolilerin paletsiz olması ve bağlanmaması nedeniyle hasarın meydana geldiğini, kaza sonrası bir tespit yaptırılmadığını, sonradan tek taraflı yaptırılan tespiti kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın davalının kusuru sonucunda meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 32.455,00 TL'nin 25/06/2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.108,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 10.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.