Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/11684 K.2015/3380
Özet: (1) Davacı şirket, Banka’nın 30.04.2001 tarihli kur esasına göre döviz kredilerini TL’ye katarak geri çağırma işlemi nedeniyle maddi zarar gördüğünü iddia ederek 20.000 TL’lik tazminat talep etti. (2) Mahkeme, kredi geri çağırma işleminde usulsüzlük olmadığını belirterek davayı reddetti ve temyiz itirazlarını da aynı şekilde kabul etmedi.
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2013 tarih ve 2012/218-2013/244 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü hazır bulunan davacı şirket temsilcisi ... ile davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı Bankanın ... Şubesi'nden çoğu yabancı kaynaklı olmak üzere değişik krediler kullandığını, kredi ödemelerinde hiçbir sorun yokken Banka tarafından yayınlanan genel mektup çerçevesinde, Mart 2001 ayı devre faizlerinin ödenmemesi gerekçesi ile 30.04.2001 tarihindeki kur esas alınıp döviz kredilerinin kat edilerek TL'ye çevrildiğini ve yasal takibe geçildiğini, böylelikle müvekkilinin çok büyük bir maddi sıkıntı içerisine düştüğünü ve zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL'nin 30.04.2001 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı Banka'nın davacı şirkete kullandırdığı kredileri geri çağırma işleminde herhangi bir usulsüz ve haksız uygulamanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankaca kredi hesaplarının kat edildiği ihtar tarihinden önce, davacı şirketin kullandığı kredilerin birçoğunun geri ödenmesinde temerrüte düştüğünün, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sabit bulunmasına, bu durum karşısında davalı bankaca kredi hesaplarının kat edilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2013 tarih ve 2012/218-2013/244 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü hazır bulunan davacı şirket temsilcisi ... ile davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı Bankanın ... Şubesi'nden çoğu yabancı kaynaklı olmak üzere değişik krediler kullandığını, kredi ödemelerinde hiçbir sorun yokken Banka tarafından yayınlanan genel mektup çerçevesinde, Mart 2001 ayı devre faizlerinin ödenmemesi gerekçesi ile 30.04.2001 tarihindeki kur esas alınıp döviz kredilerinin kat edilerek TL'ye çevrildiğini ve yasal takibe geçildiğini, böylelikle müvekkilinin çok büyük bir maddi sıkıntı içerisine düştüğünü ve zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL'nin 30.04.2001 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı Banka'nın davacı şirkete kullandırdığı kredileri geri çağırma işleminde herhangi bir usulsüz ve haksız uygulamanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankaca kredi hesaplarının kat edildiği ihtar tarihinden önce, davacı şirketin kullandığı kredilerin birçoğunun geri ödenmesinde temerrüte düştüğünün, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sabit bulunmasına, bu durum karşısında davalı bankaca kredi hesaplarının kat edilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.