‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/4059 K.2012/5000

Esas No: 2012/4059 · Karar No: 2012/5000 · Karar Tarihi: 30.03.2012
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 29/06/2011 tarih ve 2011/774-2011/829 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dahil olduğu emeklilik sigortasının tehlikeli hastalıklar için 31.200,00 TL teminat sağladığını, müvekkilinin kanser hastası olduğunun anlaşıldığını, bu durumda riziko teminatının tamamının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, keyfiyetin ihbar edildiği davalı şirketin hastalığın tanısının özel şartlarda belirtilen 90 günlük muafiyet süresi içinde konulmuş olması nedeniyle ödeme yapılmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle ödeme yapmaktan kaçındığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.500,00 TL’nin ihtar tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemi olarak vasıflandırılmış ve 4077 sayılı Yasa kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle tensiben görevsizlik kararı verilerek kararın kesinleşmesi ve talep halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, fazlaya dair haklar saklı tutularak 4.500 TL’nın tahsili istemiyle açılmış kısmi bir dava niteliğinde olup dava dilekçesinde dava konusu poliçenin 31.200 TL teminat sağladığının belirtilmiş olması da gözetildiğinde, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda, mahkemece verilen görevsizlik kararında görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmesi yasaya aykırı olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte olmadığından, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının ikinci bendindeki “Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine” ibaresi eklenmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?