Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/7360 K.2012/1096
Özet: Uyuşmazlık, idare mahkemesi kararından sonra kesinleşen yeni imar planına göre mimari projenin yeniden düzenlenmesi ve bu değişiklik için Mimar Hüseyin Yaşara hükmen izin verilmesinin zorunluluğuna ilişkin bir davadır. Mahkeme, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, projenin imar planına uygun şekilde tadil edilmesine yönelik kararın ONANMASINA ve ilgili harcın alındığına hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ: Av. Cu..........
VEKİLİ: Av. ............
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.03.2011 tarih ve 2009/146-2011/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının hissedarı olduğu dava dışı şirket arasında düzenlenen ''Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Vaadi Karşılığı Bağımsız Bölüm Yapım Sözleşmesi'' kapsamında karşı tarafça binaların yapımının üstlenildiğini ve inşaatların mimarı projesinin davalı tarafından hazırlandığını, bu süreçte üçüncü kişilerce imar planının iptali istemiyle idare mahkemesinde açılan dava neticesinde mevcut imar planının ve inşaat ruhsatlarının iptal edildiğini ve kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini, idare mahkemesi kararı doğrultusunda müvekkili tarafından hazırlattırılan imar planının belediyece onaylandığını ve kesinleştiğini, mimari projede değişiklik yapılmasının idare mahkemesi kararı ve kesinleşen imar planı gereği zorunlu olmasına rağmen proje müellifi olan davalının önce muvafakat vermiş ise de, daha sonra muvafakatini geri aldığını, projenin tamamlanabilmesi için zorunlu olan mimarı proje değişikliğine ilişkin muvafakatin hükmen verilmesi için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek muarazanın men'ini, projelerde yapılması gereken değişiklikler için Hüseyin Yaşar veya mimarlar odasına üye bir başka mimara hükmen yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, proje sahibinin dava dışı müteahhit şirket olup, müvekkilinin tek taraflı olarak mimari proje üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, projenin yeni imar durumuna göre revize edilmesi gerekmekle birlikte, davacının mevcut yapı üzerinde tıraşlanmasına veya yıkılmasına karar verilecek bölümleri belirleyerek bu durumdan müteahhidi bilgilendirmesinden sonra yeni bir proje yapılarak mevcut yapının imar planına uygun hale getirilebileceğini, bu bildirim yapılmadan müvekkilinin yükümlülüğünün doğmayacağını, inşaatların bitirilememesinde müteahhidin sorumluluğunun bulunmayıp, davacının kötüniyetli hareket etmesi sebebiyle muvafakatin geri alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
./...
S-2
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, idare mahkemesi kararından sonra kesinleşen yeni imar planına göre mimari projenin yeniden düzenlenmesinin zorunlu olduğu, değişiklik yapılmadan inşaata devam edilemeyeceği, davalının projeyi çizen proje müellifi olup husumetin doğru kişiye yöneltildiği, davalının değişikliklerin masraflarının yükleniciye ödetilmek istendiği yönündeki savunmasının ileride doğması muhtemel bir ihtilafa yönelik olup, ayrı bir dava konusu olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne mimari projenin yeniden oluşturulan imar planına göre tadil edilmesi için Mimar Hüseyin Yaşar'a hükmen izin verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu mimarı projenin İdare Mahkemesi kararı uyarınca yeniden yapılan imar planı gereğince değiştirilmesinin zorunlu olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21,15 H
18,40 PH
02,75 BK
16.02.2012-RK
VEKİLİ: Av. Cu..........
VEKİLİ: Av. ............
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.03.2011 tarih ve 2009/146-2011/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının hissedarı olduğu dava dışı şirket arasında düzenlenen ''Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Vaadi Karşılığı Bağımsız Bölüm Yapım Sözleşmesi'' kapsamında karşı tarafça binaların yapımının üstlenildiğini ve inşaatların mimarı projesinin davalı tarafından hazırlandığını, bu süreçte üçüncü kişilerce imar planının iptali istemiyle idare mahkemesinde açılan dava neticesinde mevcut imar planının ve inşaat ruhsatlarının iptal edildiğini ve kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini, idare mahkemesi kararı doğrultusunda müvekkili tarafından hazırlattırılan imar planının belediyece onaylandığını ve kesinleştiğini, mimari projede değişiklik yapılmasının idare mahkemesi kararı ve kesinleşen imar planı gereği zorunlu olmasına rağmen proje müellifi olan davalının önce muvafakat vermiş ise de, daha sonra muvafakatini geri aldığını, projenin tamamlanabilmesi için zorunlu olan mimarı proje değişikliğine ilişkin muvafakatin hükmen verilmesi için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek muarazanın men'ini, projelerde yapılması gereken değişiklikler için Hüseyin Yaşar veya mimarlar odasına üye bir başka mimara hükmen yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, proje sahibinin dava dışı müteahhit şirket olup, müvekkilinin tek taraflı olarak mimari proje üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, projenin yeni imar durumuna göre revize edilmesi gerekmekle birlikte, davacının mevcut yapı üzerinde tıraşlanmasına veya yıkılmasına karar verilecek bölümleri belirleyerek bu durumdan müteahhidi bilgilendirmesinden sonra yeni bir proje yapılarak mevcut yapının imar planına uygun hale getirilebileceğini, bu bildirim yapılmadan müvekkilinin yükümlülüğünün doğmayacağını, inşaatların bitirilememesinde müteahhidin sorumluluğunun bulunmayıp, davacının kötüniyetli hareket etmesi sebebiyle muvafakatin geri alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
./...
S-2
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, idare mahkemesi kararından sonra kesinleşen yeni imar planına göre mimari projenin yeniden düzenlenmesinin zorunlu olduğu, değişiklik yapılmadan inşaata devam edilemeyeceği, davalının projeyi çizen proje müellifi olup husumetin doğru kişiye yöneltildiği, davalının değişikliklerin masraflarının yükleniciye ödetilmek istendiği yönündeki savunmasının ileride doğması muhtemel bir ihtilafa yönelik olup, ayrı bir dava konusu olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne mimari projenin yeniden oluşturulan imar planına göre tadil edilmesi için Mimar Hüseyin Yaşar'a hükmen izin verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu mimarı projenin İdare Mahkemesi kararı uyarınca yeniden yapılan imar planı gereğince değiştirilmesinin zorunlu olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21,15 H
18,40 PH
02,75 BK
16.02.2012-RK
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.