Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/3176 K.2012/9075
Özet: (1) Davacı, şirketinin alacağı ihale işine ilişkin teminat mektubunun karşılığında banka tarafından verilen avansın tazmin edilmesini talep ederken; (2) Mahkeme, TMSF vekilinin temyiz hakkını reddederek ve davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarını kabul ederek kararının onaylanmasına hükmeder.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2010 tarih ve 2010/708-2010/738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile İhbar olunan TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin aldığı ihale konusu işin alt taşeronu olan dava dışı Sadri Şener A.Ş.'ne müvekkilinin vereceği avansın teminatı olarak davalı bankanın keşidecisi, müvekkilinin muhatabı, Sadri Şener'in lehdarı olduğu 11.04.1994 tarih ve 894 sayılı 2.000.000 DM tutarlı (1.022.584 Euro) teminat mektubu verildiğini, 30.06.1995 tarihli tazmin talebini davalının reddettiğini, ve Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1997/103 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığını, o davanın red ile sonuçlandığını, ilk talepte ödeme yapması gereken davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek, asıl davada anılan teminat mektubu bedelini, birleşen davada ise, 04.05.1994 tarih ve 1048 sayılı 2.500.000 Dm (1.278.230 Euro) bedelli teminat mektubu bedelinin tazmin tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte aynen ya da tahsil tarihindeki kur karşılığı TL olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, derdestlik, zamanaşımı ve esas bakımından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamının vekalet ücretine ilişkin olduğu gerekçesiyle, bozma dışında kalan konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ana davada kabul edilen 2.000.000 DM karşılığı 1.022.584 Euro'nun dava tarihindeki TL karşılığı Efektif satış kuru hesaplanarak bulunan 1.670.393 TL üzerinden 63.225,90 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Bankasından tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, yargılama sonunda ihbar olunan hakkında hüküm tesis edilmemiş olmasına, TMSF'nun asli müdahil sıfatıyla da yargılamaya katılmamış bulunmasına, mümeyyizin hükmü temsilen değil, kendisi bakımından ve kendisi adına temyiz etmiş olmasına göre TMSF temyiz hakkına sahip değildir. 01.03.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Y.İ.B.K. uyarınca, yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmediği hallerde, Yargıtay tarafından da bir karar verilmesinin mümkün bulunmasına göre, mümeyyiz TMSF vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı banka vekilinin temyiz istemine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı ... ve TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2010 tarih ve 2010/708-2010/738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile İhbar olunan TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin aldığı ihale konusu işin alt taşeronu olan dava dışı Sadri Şener A.Ş.'ne müvekkilinin vereceği avansın teminatı olarak davalı bankanın keşidecisi, müvekkilinin muhatabı, Sadri Şener'in lehdarı olduğu 11.04.1994 tarih ve 894 sayılı 2.000.000 DM tutarlı (1.022.584 Euro) teminat mektubu verildiğini, 30.06.1995 tarihli tazmin talebini davalının reddettiğini, ve Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1997/103 esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığını, o davanın red ile sonuçlandığını, ilk talepte ödeme yapması gereken davalının temerrüde düştüğünü ileri sürerek, asıl davada anılan teminat mektubu bedelini, birleşen davada ise, 04.05.1994 tarih ve 1048 sayılı 2.500.000 Dm (1.278.230 Euro) bedelli teminat mektubu bedelinin tazmin tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte aynen ya da tahsil tarihindeki kur karşılığı TL olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, derdestlik, zamanaşımı ve esas bakımından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamının vekalet ücretine ilişkin olduğu gerekçesiyle, bozma dışında kalan konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, ana davada kabul edilen 2.000.000 DM karşılığı 1.022.584 Euro'nun dava tarihindeki TL karşılığı Efektif satış kuru hesaplanarak bulunan 1.670.393 TL üzerinden 63.225,90 TL nispi vekalet ücretinin davalı ... Bankasından tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, yargılama sonunda ihbar olunan hakkında hüküm tesis edilmemiş olmasına, TMSF'nun asli müdahil sıfatıyla da yargılamaya katılmamış bulunmasına, mümeyyizin hükmü temsilen değil, kendisi bakımından ve kendisi adına temyiz etmiş olmasına göre TMSF temyiz hakkına sahip değildir. 01.03.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Y.İ.B.K. uyarınca, yerel mahkemece temyiz isteminin reddine karar verilmediği hallerde, Yargıtay tarafından da bir karar verilmesinin mümkün bulunmasına göre, mümeyyiz TMSF vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı banka vekilinin temyiz istemine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı ... ve TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.