Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/3073 K.2012/9079
Özet: (1) Uyuşmazlık, işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalınan malların sigorta kapsamında ödenmesi ve faturasız malların rizikoya dahil edilip edilmeyeceği konusundaki anlaşmazlıktır. (2) Mahkeme, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, davacı vekilinin itirazını kabul ederek kararın davacının yararına bozulmasına ve faturasız malların da sigorta kapsamına alınması gerektiğine hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2009/249-2010/876 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı sigortalandığını, 12.03.2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık bonucu 35.500 TL değerinde emtianın işyerinden çalındığını, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, anılan bedelin 13.03.2005 ihbar tarihinden itibaren işleyecek, Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hasarın 6.600 TL olduğuna ilişkin kabulü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek zararın tespiti için davacının 2003 ve 2005 yılı ticari defterlerini ibraz ettiği, 2004 yılı ticari defterlerini ise ibraz etmediği, ticari defterlerin kanuni şartlarını taşımadığı ve davacı lehine delil niteliğinde bulunmadığı, davacının gerçek zararının KDV ile birlikte 13.499,20 TL olduğu, bunlar haricindeki taleplerin faturasız mallara ilişkin oldukları, faturasız malların rizikoya dahil edilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.499,20 TL tazminatın 13.03.2005 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek faturasız malların rizikoya dahil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava dışı sigortalının işyerini sigorta teminatı altına alan poliçenin açıklamalar bölümünde "işyerinde....5 milyar değerinde aliminyum testere, 4 adet hilti matkap, 2 adet spiral, 4 adet sıkma matkabı bulunmaktadır. Stokta bulunan malların bazıları faturasızdır." denilmektedir. Bu durumda işyerinde bulunan faturasız alet ve edevatın da teminat kapsamına alındığı anlaşıldığına göre, bu mallar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçesiyle faturasız malların rizikoya dahil edilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 600,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2009/249-2010/876 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı sigortalandığını, 12.03.2005 tarihinde meydana gelen hırsızlık bonucu 35.500 TL değerinde emtianın işyerinden çalındığını, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, anılan bedelin 13.03.2005 ihbar tarihinden itibaren işleyecek, Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hasarın 6.600 TL olduğuna ilişkin kabulü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek zararın tespiti için davacının 2003 ve 2005 yılı ticari defterlerini ibraz ettiği, 2004 yılı ticari defterlerini ise ibraz etmediği, ticari defterlerin kanuni şartlarını taşımadığı ve davacı lehine delil niteliğinde bulunmadığı, davacının gerçek zararının KDV ile birlikte 13.499,20 TL olduğu, bunlar haricindeki taleplerin faturasız mallara ilişkin oldukları, faturasız malların rizikoya dahil edilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 13.499,20 TL tazminatın 13.03.2005 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek faturasız malların rizikoya dahil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dava dışı sigortalının işyerini sigorta teminatı altına alan poliçenin açıklamalar bölümünde "işyerinde....5 milyar değerinde aliminyum testere, 4 adet hilti matkap, 2 adet spiral, 4 adet sıkma matkabı bulunmaktadır. Stokta bulunan malların bazıları faturasızdır." denilmektedir. Bu durumda işyerinde bulunan faturasız alet ve edevatın da teminat kapsamına alındığı anlaşıldığına göre, bu mallar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçesiyle faturasız malların rizikoya dahil edilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 600,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.