Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/2103 K.2012/7740
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacı tarafından taşımacılık hizmeti karşılığında alacaklı olduğu fatura bedellerinin tahsil edilmemesi ve bu nedenle takibin durdurulması üzerine itirazın iptaliyle birlikte avans faizi ve kötü niyet tazminatı talebidir. Mahkeme, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, alacaklıya 6.285,27 TL (asıl alacak + faiz) tahsil edilmesini, takibe ilişkin itirazın iptaliyle birlikte icra inkar tazminatının davalından alınmasını ve temyiz ilam harcını da davalıdan tahsil etmeyi hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2010 tarih ve 2009/895-2010/818 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşımacılık hizmeti verdiğini ve sözleşmeden doğan tüm edimlerini layıkıyla yerine getirdiğini, verdiği hizmet karşılığı hak ettiği ücrete ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesi hususunda davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, bu ihtara rağmen alacağın tahsil edilememesi üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, avans faizi ile birlikte takibin devamına, %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, normal şartlar altında en geç dört gün içerisinde teslim edilen gönderinin davaya konu olayda on beş gün geç teslim edilmesinden doğan zararın davacı tarafından tanzimi gerektiğini, davacının gönderinin zamanında ulaşmamasından sorumlu olmadıkları şeklindeki sözleşme hükmünü dayanak yapmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını savunarak davanın reddini ve %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının 6.182,24 Tl asıl alacak, 103,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.285,27 TL alacak için hakkında yapılan takibe olan itirazının iptaline, asıl alacağa %27 ve değişen oranlarda faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 295,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2010 tarih ve 2009/895-2010/818 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşımacılık hizmeti verdiğini ve sözleşmeden doğan tüm edimlerini layıkıyla yerine getirdiğini, verdiği hizmet karşılığı hak ettiği ücrete ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesi hususunda davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, bu ihtara rağmen alacağın tahsil edilememesi üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, avans faizi ile birlikte takibin devamına, %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, normal şartlar altında en geç dört gün içerisinde teslim edilen gönderinin davaya konu olayda on beş gün geç teslim edilmesinden doğan zararın davacı tarafından tanzimi gerektiğini, davacının gönderinin zamanında ulaşmamasından sorumlu olmadıkları şeklindeki sözleşme hükmünü dayanak yapmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını savunarak davanın reddini ve %40 kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının 6.182,24 Tl asıl alacak, 103,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.285,27 TL alacak için hakkında yapılan takibe olan itirazının iptaline, asıl alacağa %27 ve değişen oranlarda faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 295,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.