Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/8437 K.2012/710
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının tescilli Aygaz markalı LPG tüplerini işyerinde bulundurup satışa arz etmesinin haksız rekabet oluşturduğu iddiası üzerine kuruludur; (2) Mahkeme, bu davranışın haksız rekabet teşkil ettiğine karar vererek, davalının 792 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminat ödemesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2006/324-2010/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile aralarında bayilik sözleşmesi olmayan davalının işyerinde, müvekkiline ait ve onun tescilli Aygaz markasını taşıyan LPG tüpleri bulunduğunun tespit edildiğini, davalının bu tüpleri müvekkilinin abonelerinden toplayarak takas yaptığını ya da hurdacılara sattığını, bu şekilde tüplerin piyasada dolaşımını haksız ve hukuka aykırı şekilde engelleyerek müvekkilini zarara uğrattığını, ayrıca tüpleri yasal olmayan yollardan doldurup müvekkilinin üstün güvenlik standartlarına uymadan satışa arz ettiğini, müvekkilinin ticari itibarının maddi manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, davalının haksız rekabet ettiğinin tespiti ile 10.000 TL manevi tazminat ve şimdilik 5.000. TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tüplerin bir kısmının müvekkili şirket sahibinin kalabalık ailesinin şahsi ihtiyaçları nedeni ile işyerinde bulunduğunu, bir kısmının da Aygaz bayisi olan komşu işyerinin tüpü olduğunu, müvekkilinin araçla inşaat malzemesi nakliyatı yaptığı sırada emanet olarak bulunan bu tüplerin dağıtımına yardımcı olduğunu, müvekkilinin gıda ve inşaat faaliyetleri ile iştigal etmekte olup tüp alım satımı yapmadığını, tüpleri takas etmediği gibi hurdacılara satmasının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre, tacir olan davalının basiretli davranmak zorunda olduğu, taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunmadığı, boş bile olsa LPG tüplerinin imalat fabrikaları, dağıtıcılar ve yetkili bayileri dışındaki kişi ve kurumlar tarafından şahsi ihtiyaç dışında bulundurulamayacağı, takas ve satışa konu edemeyecekleri, davalının işyerinde bulunan tüplerin miktar ve çeşitliliğine göre şahsi ihtiyaç nedeni ile bulundurulmadığı, tüplerin şahsi ihtiyaç nedeni ile bulundurulması durumunda piyasada dönüşümünün engelleneceği ve davacının kar kaybına uğrayacağı, davalının dürüstlük ve rekabet kurallarına aykırı davranışlarının haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabet nedeni ile davacının 792 TL maddi zarara uğradığı, öte yandan davacının uzun yıllar boyunca tanıtmak için emek ve para harcadığı markasının bu olaydan dolayı zarar gördüğü gerekçesi ile, olayın niteliği ve tüplerin miktarı da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile davalının şahsi ihtiyacı dışında iş yerinde davacıya ait boş tüp bulundurmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 792.00. TL maddi ve 2.000.-TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
2012/710 Sf-2-
1- Dava, davalının Aygaz markalı tüpleri işyerinde bulundurması ve satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasına dayalı olarak haksız rekabetin tespit ve men’i ile dilekçede yazılı diğer hususlara karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı taraf davada tescilli markasına dayanmış olup, tescilli markanın sağladığı hakka dayalı olarak açılan işbu davanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 71 nci maddesi uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23/02/2012 - S.C
VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/02/2010 tarih ve 2006/324-2010/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile aralarında bayilik sözleşmesi olmayan davalının işyerinde, müvekkiline ait ve onun tescilli Aygaz markasını taşıyan LPG tüpleri bulunduğunun tespit edildiğini, davalının bu tüpleri müvekkilinin abonelerinden toplayarak takas yaptığını ya da hurdacılara sattığını, bu şekilde tüplerin piyasada dolaşımını haksız ve hukuka aykırı şekilde engelleyerek müvekkilini zarara uğrattığını, ayrıca tüpleri yasal olmayan yollardan doldurup müvekkilinin üstün güvenlik standartlarına uymadan satışa arz ettiğini, müvekkilinin ticari itibarının maddi manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, davalının haksız rekabet ettiğinin tespiti ile 10.000 TL manevi tazminat ve şimdilik 5.000. TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tüplerin bir kısmının müvekkili şirket sahibinin kalabalık ailesinin şahsi ihtiyaçları nedeni ile işyerinde bulunduğunu, bir kısmının da Aygaz bayisi olan komşu işyerinin tüpü olduğunu, müvekkilinin araçla inşaat malzemesi nakliyatı yaptığı sırada emanet olarak bulunan bu tüplerin dağıtımına yardımcı olduğunu, müvekkilinin gıda ve inşaat faaliyetleri ile iştigal etmekte olup tüp alım satımı yapmadığını, tüpleri takas etmediği gibi hurdacılara satmasının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre, tacir olan davalının basiretli davranmak zorunda olduğu, taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunmadığı, boş bile olsa LPG tüplerinin imalat fabrikaları, dağıtıcılar ve yetkili bayileri dışındaki kişi ve kurumlar tarafından şahsi ihtiyaç dışında bulundurulamayacağı, takas ve satışa konu edemeyecekleri, davalının işyerinde bulunan tüplerin miktar ve çeşitliliğine göre şahsi ihtiyaç nedeni ile bulundurulmadığı, tüplerin şahsi ihtiyaç nedeni ile bulundurulması durumunda piyasada dönüşümünün engelleneceği ve davacının kar kaybına uğrayacağı, davalının dürüstlük ve rekabet kurallarına aykırı davranışlarının haksız rekabet oluşturduğu, haksız rekabet nedeni ile davacının 792 TL maddi zarara uğradığı, öte yandan davacının uzun yıllar boyunca tanıtmak için emek ve para harcadığı markasının bu olaydan dolayı zarar gördüğü gerekçesi ile, olayın niteliği ve tüplerin miktarı da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile davalının şahsi ihtiyacı dışında iş yerinde davacıya ait boş tüp bulundurmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 792.00. TL maddi ve 2.000.-TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
2012/710 Sf-2-
1- Dava, davalının Aygaz markalı tüpleri işyerinde bulundurması ve satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasına dayalı olarak haksız rekabetin tespit ve men’i ile dilekçede yazılı diğer hususlara karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı taraf davada tescilli markasına dayanmış olup, tescilli markanın sağladığı hakka dayalı olarak açılan işbu davanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 71 nci maddesi uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23/02/2012 - S.C
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.