‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/10941 K.2011/4583

Esas No: 2009/10941 · Karar No: 2011/4583 · Karar Tarihi: 18.04.2011
Özet: (1) Davacı, “SCR+Şekil” markasının tescili için başvurduğu 2004/03758 kodlu başvurunun reddedildiğini ve bu nedenle YİDK’nın 2007-M-6407 kararının iptaliyle kendi markasının tescilini talep etti; (2) Mahkeme, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu ve davacının marka başvurusunun reddi nedeniyle dava reddine karar vererek temyiz itirazını kabul etmedi.
MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2009 tarih ve 2007/243-2009/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...’in SOCCER markasını tasarlayıp geliştirdiğini, kısa sürede piyasanın tanıdığı bir marka haline gelmesi üzerine markasının kısaltılmış şekilleri olan “SCR, SCCR, SCG” ibare ve logolarını marka olarak tescil ettirdiğini, bu tescillerin dışında 23/02/2004 tarihinde 2004/03758 kod nolu “SCR+Şekil” ibareli markanın 18, 24. ve 25. sınıflarda kullanmak üzere tescili için Türk Patent Enstitüsüne başvuru yaptıklarını, bu başvuru işlemde iken davalının 2005/36361 kod nolu “SLR” markasının tescili için başvurduğunu, müvekkilinin bu başvuruya itiraz ettiğini, ancak bu aşamalar sırasında müvekkilinin markası reddedildiği için YİDK’nın 2007-M-6407 sayılı kararı ile davalı markası olan 2005/36361 kod nolu “SLR” markasının tescil edilmesine karar verildiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2007-M-6407 sayılı kararının iptalini ve müvekkilinin markasının tescilini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin “SLR” ibaresinin tescili için başvuru yaptığını, davacı markasının taklit edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının 2005/36361 kod nolu “sLr” ibareli markayı 12 ve 25. sınıflarda tescil ettirdiği, davacının 2004/03758 kod nolu “SCR+Şekil” ibareli markanın 18, 24. ve 25. sınıflarda kullanmak üzere tescili için başvurusunun reddedildiği, her ne kadar davacı tarafın Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/05/2007 tarih ve 2006/317 esas 2006/216 karar sayılı ilamı ile başvurusunun reddi yönündeki karar ortadan kalksa da mahkeme kararının henüz kesinleşmediği, YİDK'nın iş bu davaya konu kararı aldığı tarihte geçerli olan mevcut durum çerçevesinde işlem yaptığı, YİDK kararının verildiği tarihte davacının marka başvurusunun reddedilmiş bulunduğundan yaşayan bir marka başvurusu gibi işleme alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Davacının marka tescili başvurusunda öncelik hakkı olduğu sabittir. Davacının başvurusu TPE tarafından 556 sayılı KHK’nın 7/b maddesi gereğince reddedilmiş ise de, anılan ret kararı aleyhine davacı tarafından YİDK kararının iptali için yasal yollara başvurulduğuna göre, TPE’nin ret kararının kesinleştiğinden ve davacının dava konusu davalı başvurusuna yaptığı itirazda 556 sayılı KHK’nın 7/b’den kaynaklanan başvuruda öncelik hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. O halde, anılan KHK hükmü uyarınca davacının başvuruda öncelik hakkı olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?