Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/462 K.2019/2011
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2005-2006 yıllarında sahte fatura düzenlemesi nedeniyle vergi usul kanununa muhalefet suçundan hüküm konülmesiyle ilgilidir; mahkeme, suç tarihlerinin yasal kazanç tarihleri olarak 29.12.2005 ve 24.02.2006’ya düzeltilmesi gerektiğine karar vererek, suçun zamanaşımıyla sonuçlandığını tespit etmiş ve kamu davasını düşürmüştür. Sonuç olarak, sanık hakkında mahkumiyet kararı kabul edilmiş olsa da, ilgili hükümlerin 5271 sayılı CMKU’nun 223/8 maddesi uyarınca kaldırıldığı ve davasının düşürüldüğü belirlenmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında “Defter ve belge ibraz etmeme” suçundan da dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından; bu suçla ilgili mahkemece hüküm kurulması ve gerekçeli karar başlığında "2005-2006" olarak yazılmış olan suç tarihinin takvim yılları itibari ile son düzenlenen fatura tarihleri olan "29.12.2005 - 24.02.2006” olarak düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinin 1. fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerinden verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin CMUK'nin 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak sanık ve müdafiinin yokluğunda verilerek 25.10.2018 de tebliğ olunan hükümde temyiz süresinin "15 gün olarak" gösterilmek suretiyle yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin 07.11.2018 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanığa atılı, “2005 yılında sahte fatura düzenleme” suçunun “29.12.2005”, “2006 yılında sahte fatura düzenleme” suçunun “24.02.2006” olan suç tarihleri dikkate alındığında, suçların kanunda gerektirdiği cezasının üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 27.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında “Defter ve belge ibraz etmeme” suçundan da dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşıldığından; bu suçla ilgili mahkemece hüküm kurulması ve gerekçeli karar başlığında "2005-2006" olarak yazılmış olan suç tarihinin takvim yılları itibari ile son düzenlenen fatura tarihleri olan "29.12.2005 - 24.02.2006” olarak düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinin 1. fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerinden verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin CMUK'nin 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak sanık ve müdafiinin yokluğunda verilerek 25.10.2018 de tebliğ olunan hükümde temyiz süresinin "15 gün olarak" gösterilmek suretiyle yanıltıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin 07.11.2018 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanığa atılı, “2005 yılında sahte fatura düzenleme” suçunun “29.12.2005”, “2006 yılında sahte fatura düzenleme” suçunun “24.02.2006” olan suç tarihleri dikkate alındığında, suçların kanunda gerektirdiği cezasının üst sınırına göre 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 27.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.