Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/5661 K.2018/9902
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu sahte senetlerin katılana verildiği ve dolayısıyla kullanıldığı tarih olan 10.06.2005 olarak Mahkeme tarafından düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen uzatılmış dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.06.2005 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 05.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu sahte senetlerin katılana verildiği ve dolayısıyla kullanıldığı tarih olan 10.06.2005 olarak Mahkeme tarafından düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen uzatılmış dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.06.2005 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 05.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.