‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/959 K.2020/3225

Esas No: 2017/959 · Karar No: 2020/3225 · Karar Tarihi: 17.06.2020
Özet: Uyuşmazlık, bir vergi denetmeninin sanığa işyeri adresinde defter ve belgelerin ibrazını talep etmesinden ve bu talebin işyeri müsait olmaması nedeniyle dairede yapılmaz olarak kabul edilmesinden kaynaklandı. Mahkeme, 213 sayılı VUK’ın 139/2. maddesindeki istisnası tespit etmeyip defterlerin dairede incelenmesine fırsat verildiğini, işyeri faaliyetin devam ettiğini ve 2007 defterinin bulunamadığını değerlendirerek sahte belge saklama suçundan sanığı mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belge gizleme

HÜKÜM: Mahkumiyet

213 sayılı VUK'nin 139. maddesine göre; vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. İş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar usulüne uygun olmadığında suçun unsurları oluşmayacaktır. Somut olaya gelince, vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, 25.03.2010 tarihinde işyeri adresinde bizzat sanığa tebliğ edilmesi; incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenler tespit edilmediği için, defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazı için denetmenlik adresine getirilmesi istenerek sürecin mükellef aleyhine tersine çevrilmesi karşısında; suç tarihinde mükellefin hesaplarının dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenmediği, iş yerinde faaliyetin devam ettiğinin anlaşıldığı; ayrıca, 23.03.2010 tarihli istem yazısında 2007 yılı defter ve belgelerin istendiği, ancak 2007 takvim yılına ait envanter defterinin ibraz edilmediği iddiasına rağmen, 2007 yılı envanter defterinin varlığının tespit edilemediği de dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?