‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/9190 K.2019/9977

Esas No: 2017/9190 · Karar No: 2019/9977 · Karar Tarihi: 24.12.2019
Özet: (1) Sanık, vergi dairesinden talep edilen 2007‑2008 defterlerini ve belgelerini, 19.11.2012 tutanağında ilgili defterleri ibraz etmesine rağmen 2007 defterini ibraz edememiş ve yalnızca teslim edilebileceğini dilekçeyle beyan etmiştir. (2) Mahkeme, sanığın defter ve belgeleri gizleme suçundan mahkum etti, ancak savcılığın ve mahkemenin eksik inceleme, hatalı uygulama ve yetersiz gerekçe nedeniyle verilen kararı 24.12.2019 tarihinde oy birliğiyle bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belgeleri gizleme

HÜKÜM: Mahkumiyet

1-15.10.2012 tarihli defter belge isteme yazısı ile sanıktan 2007 ve 2008 takvim yıllarına ilişkin defter ve belgelerin istenildiği, sanığın 19.11.2012 tarihli tutanağa göre 2008 yılı defterleri ile 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin belgelerini ibraz ettiği, yalnızca 2007 yılına ilişkin işletme defterini ibraz edemediği, 19.04.2013 tarihli dilekçesi ile de bu defteri de bulduğunu, istenildiği takdirde ibraz edebileceğini beyan etmesi karşısında; sanığın suç kastının belirlenebilmesi bakımından, süresinden sonra da olsa defter ve belgeleri ibraz edip etmediğinin bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a) Suç tarihi itibarıyla engel sabıkası bulunmayan, duruşmadaki hâli lehine takdiri indirim nedeni kabul edilen ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında, “tekrar suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat edinilmediğinden” şeklindeki çelişkili ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b) Hüküm fıkrasında; CMK 231/11. maddesi gereğince deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/215 Esas, 2011/122 Karar sayılı ilamıyla ilgili olarak ihbarda bulunulmasına karar verilmiş ise de; söz konusu ilamın farklı bir şahsa ait olduğu ve bu nedenle ihbarda bulunulamayacağının gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?