Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/9043 K.2018/2554
Özet: Sahte fatura düzenleme suçunun varlığının, 230. maddenin zorunlu unsurlarının eksik olmasından dolayı 227/3. maddeye göre düzenlenmemiş sayılacağı gerekçesiyle karara bağlanan Asliye Ceza Mahkemesi, 5237 sayılı TCK 53. madde uygulamasının 08.10.2015 Anayasa Mahkemesi kararıyla yeniden değerlendirilmeli olduğunu göz ardı ederek hükümü bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
1) Sahte fatura düzenleme suçunun oluşabilmesi için sahte faturaların 213 sayılı VUK'nun 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği, aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmadığı cihetle; 2006 takvim yılında düzenlediği iddia olunan sahte faturaların dava zamanaşımı yönünden önemli olduğu da nazara alınarak, denetime olanak verecek sayıda faturaların aslı ya da onaylı suretlerinin temin edilip dosya arasına konulması ve yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
1) Sahte fatura düzenleme suçunun oluşabilmesi için sahte faturaların 213 sayılı VUK'nun 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği, aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmadığı cihetle; 2006 takvim yılında düzenlediği iddia olunan sahte faturaların dava zamanaşımı yönünden önemli olduğu da nazara alınarak, denetime olanak verecek sayıda faturaların aslı ya da onaylı suretlerinin temin edilip dosya arasına konulması ve yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.